Gönderi

Bende uzun süre halsizlik vardı, bunun için doktora başvurdum. Yapılan testlerde D vitamini, demir, çinko ve magnezyum gibi bazı değerlerimin eksik olduğunu öğrendim. Doktorum takviye almamı söyledi, ben de kullanmaya başladım. Birkaç hafta içinde etkisini hissettim. Rabbim de bu durum üzerinde biraz tefekkür etmeyi nasip etti… Nasıl ki bedenimizin halsizliğe karşı direnç kazanması için vitaminlere ihtiyacı varsa, ruhumuzun da güçlenmesi ve toparlanması için manevi vitaminlere ihtiyacı var. Farz, sünnet ve nafile ibadetler; ruhu besleyen, güçlendiren üç manevi vitamin gibidir. Bunlara(Sünnet ve Nafile) itinayla dikkat ettiğimde, vitaminlerin vücudumda oluşturduğu etkiyi, aynı şekilde ruhumda da hissettim. Nasıl ki bedenim güçlenip toparlandıysa; ruhum da farz, sünnet ve nafile ibadetlerle huzur, kuvvet ve direnç kazandı.
1000Kitap
·
221 Gösterim
1 Yorum
Güzel tespitler... Ben de değişik bir noktaya değineyim. Farzlar borç gibidir ve farzı yerine getirdiğinde borcunu ödemiş olursun. Ama nafileler hediye gibidir... Birine borcunuz var ve onu ödediğinizde ekstra bir iş yapmış olmazsınız, o kişiyi de çok sevindirmiş olmazsınız... Ama borcunuz olmadığı halde bir şeyler verirseniz bu hem sizin cömertliğinizi gösterir hem de karşınızdakini sevindirmiş olursunuz... Nafilelerden en önemlisi teheccüd namazıdır.. İmam Gazali bir kitabında teheccüd kılmayan kişi beş vakit namazı kılıyor da olsa o gafildir ve kalbi ölüdür diyor...
Önceki 1 yanıtı göster
Zehraa
Zehraa
Teşekkür ederim, Teheccüd için en sevindiğim hadis-i şerif şudur: Teheccüd, insanı Allah'a yaklaştırır, günahları döker, hastalıkları giderir... Ben de bu sebeplerden ötürü teheccüd kaçırmamak için çabalarım, ama bazen kaçıyor malesef... Konuya dair malumat çok ama ben uzatmayayım. Allah'a emanet olun :)
2 yanıtı göster
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.