9/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2025 169. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2025 18:53
Saplantı Harleigh Beck Bu kitap beni gerçekten uzun süre etkisi altında bıraktı. İlk sayfada yer alan uyarı bile aslında çok şey söylüyor: “Eğer hassas bir okursanız, bu kitap size göre değil.” Çünkü burada romantize edilen şey sıradan bir aşk değil, idamına bir yıl kalmış bir seri katilin karanlık çekimi. Başroldeki Robbie Hammond, 14 kadını öldürmüş, 16 yıldır hapiste olan, toplumun gözünde “tam bir canavar.” Ama Beck’in kalemiyle karşımıza çıkan Robbie, sadece bir katil değil; aynı zamanda zekâsıyla, cazibesiyle, geçmişiyle ve Savannah’a duyduğu saplantılı ilgiyle karmaşık bir karakter. Yazar öyle bir anlatmış ki, bir yandan ondan nefret ediyor, bir yandan da sayfaları çevirirken “acaba ne diyecek, ne yapacak” diye merakla bekliyorsun. İşte bu çelişki kitabın en vurucu tarafı. Diğer yanda Savannah Campbell var. Henüz 22 yaşında, çaylak bir gazeteci. Robbie’nin röportaj yapmak için onu seçmesiyle hayatı altüst oluyor. Başta mesafesini korumaya çalışsa da, Robbie’nin oyunları, karanlık cazibesi ve geçmişten gelen bağlar onu yavaş yavaş içine çekiyor. Aralarındaki sahneler gerçekten yüksek gerilimli; öyle ki hapishane ziyaretlerinde zaman sanki donuyor, ikisinin arasındaki elektriği iliklerine kadar hissediyorsun. Kural listesi (acındırma dolu hikâyelere kapılma, kimseye güvenme, içgüdülerine güven vs.) kitabın atmosferini baştan yaratıyor. Daha ilk sayfalarda, bu dünyada güven diye bir şey olmadığını hissediyorsun. Kapalı hapishane görüşmeleri, karanlık geçmişler, aile travmaları… Hepsi tedirgin edici ama aynı zamanda merak uyandırıcı. Robbie sadece “katil” değil; geçmişi, intikam duygusu, Savannah’a bakışıyla bir gölge gibi dolaşıyor. Savannah da masum bir genç kız değil; onun da karanlık tarafı var. Kitapta kimse saf iyi ya da saf kötü değil. Bu gri alan, okuru sürekli sorgulamaya zorluyor. Ne kadar ağır konular işlenirse işlensin, kitap gerçekten elden düşmüyor. Ben de “bir bakayım” diye başlayıp neredeyse nefes almadan devam ettim. Kitapta şiddet, istismar, travma, pedofili ve tabular var. Yazar bunları çok detaylandırmamış olsa da varlıkları bile okuyucuyu rahatsız etmeye yetiyor. Romantizmin merkezinde sağlıksız bir ilişki var. Yani “mutlu sonlu, tatlı bir aşk” bekleyenler için kesinlikle uygun değil. Bazı bölümler öyle sert ki, okurken kendini sorguluyorsun: “Ben şu an ne okuyorum?” Robbie beni hem ürküttü hem büyüledi. Savannah ile arasındaki çekime kaptırmamak imkânsızdı. Ama kitabı bitirdiğimde içimde buruk bir his vardı, sanki gerçek birinden ayrılmışım gibi. Çünkü Robbie’nin varlığı, tüm karanlığına rağmen çok güçlü hissettiriyor. Finaldeyse yazar beni öyle ters köşeye düşürdü ki uzun süre düşündüm. Sonuç olarak; Saplantı, kolay kolay unutulacak bir kitap değil. Rahatsız edici, evet. Sağlıklı bir aşk anlatmıyor, doğru. Ama tam da bu yüzden etkileyici. Eğer dark romance türünü seviyorsanız, gri alanlarda dolaşmayı ve aykırı karakterleri okumayı seviyorsanız, sizi derinden sarsacak. Ama hassassanız, şiddet ve saplantılı ilişkiler size ağır geliyorsa bu kitaba bulaşmamanız daha iyi olur. Samimiyetle söyleyeyim: Bence bu kitap, “kötünün cazibesi” kavramını en çarpıcı şekilde yansıtanlardan biri.
SaplantıHarleigh Beck · Prime Kitap · 2025229 okunma
·
105 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.