Baa.yıll.dımm.
Puan vermedi·144 syf.··
2025 17. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2025 17:10
Fareyi Öldürmek’te bence en dikkat çeken şey fare imgesi. Sabri’nin çocukken gördüğü fare, sonra da şefini fareye benzetmesi aslında romanın kalbini oluşturuyor. Sabri’nin kafasında şöyle bir hiyerarşi var gibi: baba > kedi > fare. Baba otoritenin ve şiddetin kaynağı. Kedileri öldürerek Sabri’ye “otorite demek ölüm demek” duygusunu yerleştiriyor. Kedi, babanın kurbanı oluyor. Fare ise kedinin avı; en aşağıda, en değersiz olan. Sabri’nin şefini fareye indirgemesi de bu yüzden çok önemli. O sadece birini öldürmüyor, onu küçültüyor, aşağılıyor. Böylece hem otoriteyi ortadan kaldırıyor hem de kendi zayıf yanıyla hesaplaşıyor. Fare aslında Sabri’nin iç dünyasında çok katmanlı bir sembol. Çocukken onu gördüğünde, kendi güçsüzlüğüyle özdeşleşiyor. Yani fare, Sabri’nin içindeki kurbanlık hâli. Ama yetişkin olduğunda şefi fareye indiriyor; bu kez otoriteyi en küçüğe çevirip yok etmeye çalışıyor. Bir yandan kendi zayıflığını öldürüyor, diğer yandan otoriteyi, yani ötekini öldürüyor. Burada Sabri’nin kurban olmaktan çıkıp fail olmaya yöneldiğini görüyoruz. Ezilen değil, ezen olmak istiyor. Psikanalitik açıdan bakınca iki farklı yorum karşımıza çıkıyor. Freud’a göre fare bastırılmış korkunun sembolü. Sabri’nin çocukluktan gelen çaresizliği, kurbanlığı burada yüzeye çıkıyor. Onu öldürmek, korkusunu yok etmeye çalışmak. Ama Freud’a göre bastırılan şey yok olmaz, geri döner. Yani Sabri’nin çabası sonuçsuz. Jung’a göre ise fare gölge. Yani insanın yüzleşmek istemediği karanlık tarafı. Sabri’nin fareyi öldürmesi, gölgeyi reddetmesi demek. Jung’a göre bu, bütünlüğünü kaybetmesine yol açıyor. İkisi farklı söylüyor gibi ama aslında ortak nokta şu: Sabri kendi zayıf yanıyla sağlıklı bir ilişki kuramıyor. Onu tanımak, kabul etmek yerine öldürmeye kalkıyor. Romanın içinde sürekli tekrarlayan zincirler var. Baba hayvan öldürüyor,otorite şiddetle özdeşleşiyor. Çocuk Sabri fareyle özdeşleşiyor, kendini kurban gibi hissediyor. Yetişkin Sabri şefi fareye indirip öldürüyor, otoriteyi devirmek istiyor. Aynı şey annesiyle ilişkide de var. Anne sevgiyi eksik veren, edilgen bir figür. Sabri eşine de aynı şekilde davranıyor: Şükran’a hep uyuyor, her dediğini yapıyor. Ama bunu sevgiden değil, korkudan yapıyor. Yani anneden öğrendiği eksik sevgi–itaat döngüsünü evliliğinde tekrar ediyor. Ama burada Şükran’ın figürü de önemli. O, aslında daha sert, daha ataerkil, gerektiğinde eşine sözünü geçirecek hatta şiddet uygulayabilecek bir eş figürü bekliyor. Sabri’nin saygılı, uyumlu, fazla nazik tavrı, onun gözünde bir eksiklik gibi görünüyor. Eşine vicdanlı davranmıyor, onu küçümsüyor. Yani Sabri’nin dışarıda erdemli, ahlaklı duruşu evin içinde bir “eksik erkeklik” olarak okunuyor. Şükran da bu yüzden Sabri’ye mesafeli. İlginç olan şu: İlk başta ondan şikâyet ediyor, ama sonunda onun mezarını yaptırarak bir tür telafiye yöneliyor. Bu aslında arınma çabası. Yani Şükran, hayattayken ona vermediği değeri, ölümünden sonra mezarına emek vererek göstermeye çalışıyor. Bir başka boyut da devlet eleştirisi. Romanda devletin otoritesi değil, onun çürümüşlüğü ortaya konuyor. Necla’nın sözlerinde devlet adeta bir canavar gibi betimleniyor. Buna karşılık Sabri’nin tavrı bambaşka: haraç almıyor, çıkar peşinde koşmuyor, en küçük görevlilere bile teşekkür eden, ahlaki duruşunu bozmayan bir insan. Yalnız kalıyor, dışlanıyor, ama kendi doğrularından sapmıyor. Bu da onun trajedisinin bir parçası. Romanın biçimsel özelliğini de unutmamak lazım. Fareyi Öldürmek üstkurmaca bir metin. Yani romanın içinde romanın yazılış süreci de anlatılıyor. Yazar yazamadığı notların, kısa sürede yazıya dökülen parçaların üzerinde gidiyor. Bu, okura sürekli “ben bir roman okuyorum” hissi veriyor. Aynı zamanda metin belgesel roman özelliği taşıyor. Belgesel roman dediğimiz şey, yaşanmış olayları, gerçekçi betimlemeleri ve neden–sonuç ilişkilerini kurmaca ile birleştiren tür. Fareyi Öldürmek de kronolojik düzeni, gerçekçi tasvirleri ve toplumsal tipleriyle bu özelliği yansıtıyor. Tüm bunları birleştirince Sabri’nin hikâyesi tam bir varoluşsal çıkmaza dönüşüyor. Zayıf yanını öldürerek güçlenmek istiyor, otoriteyi öldürerek özgürleşmek istiyor. Ama hem kendinden bir parça kaybediyor hem de toplumla bağını koparıyor. İçsel ölüm dışsal ölümü hazırlıyor. Güçlenmek isterken hem kendini hem de dünyayla ilişkisini yitiriyor. Bir yanda Sabri’nin kendi ahlakına sadık, yozlaşmayan kişiliği var; diğer yanda toplum tarafından dışlanması, eşinden bile beklediği sevgiyi görememesi. Bu yüzden roman hem bireysel hem toplumsal bir trajediyi gözler önüne seriyor.
Fareyi Öldürmekİrfan Yalçın · H2O Kitap · 2017402 okunma
·
151 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.