Soylular Serisi’nin bu kitabı beni gerçekten derinden etkiledi. Daha ilk sayfadan itibaren tutku, ihanet, intikam ve aristokrasinin gölgesinde geçen bu hikâyenin içerisine çekildim. Santiago’nun yaşadığı kayıpların ardından öfkesine ve intikam yeminiyle kurduğu dünyasına tanık olurken, bir yandan da kalbinin en gizli köşelerinde sakladığı kırılgan yanını hissetmek çok güçlüydü.
Ivy’nin hikâyeye dahil oluşu ise beni en çok çarpan nokta oldu. Masumiyetle başlayan yolculuğu, farkında olmadan büyük bir hesaplaşmanın merkezine sürüklenişi… Santiago ile arasındaki statü farkı, aynı zamanda birbirlerine duydukları çekim, tüm bu karmaşanın içinde çok gerçek ve çok yoğun hissettirdi. Her iki karakterin de ailelerinden gelen yüklerle, toplumun baskılarıyla ve kendi arzularıyla mücadelesi hikâyeyi sadece bir aşk ya da intikam romanı olmaktan çıkarıp daha derin bir dram haline getiriyor.
Sayfaları çevirirken sürekli “Şimdi ne olacak?” diye merak ettim. O gerilim, duyguların gelgitleri ve karakterlerin ikilemleri hiç düşmeden beni hep diri tuttu. Devamını okumak için sabırsızlanıyorum.
Tutku, güç oyunları, ihanet ve intikamın bu kadar çarpıcı işlendiği bir kitap arıyorsanız “Ruhun Yakarışı” kesinlikle elinizden bırakamayacağınız bir hikâye.”