·200 syf.····Okunma: 01 Eylül 2025 00:58 Romanda, 17 yaşındaki lise öğrencisi Soin’in cesedi okulun arkasındaki boş arazide bulunuyor. Olayın merkezine ise en yakın arkadaşı Cuyon yerleşiyor. Ancak mesele sadece bir cinayeti çözmek değil; çünkü Cuyon yaşadığı travma yüzünden olay anını hatırlayamıyor. Polis, medya, avukatlar, aile ve arkadaşlar… Her biri farklı bir bakış açısıyla gerçeği kendi penceresinden yorumluyor.
Romanın en güçlü yanı bu çok seslilik aracılığıyla okuru sürekli sorgulamaya itiyor oluşu: “Gerçek dediğimiz şey nedir, kime inanmalıyız?” Yazar, genç yetişkin edebiyatının akıcı diliyle ördüğü bu polisiye kurguda, medyanın ve toplumun yargılarının bir gencin hayatını nasıl şekillendirdiğini çarpıcı biçimde gösteriyor.
Cuyon’un iç dünyasına girerken ben de onunla birlikte şüpheye düştüm. “Acaba gerçekten o mu yaptı?” sorusu zihnimin bir köşesinde hep kaldı. Bu sebeple roman, klasik bir polisiye olmanın ötesine geçiyor ve bir toplumsal ayna işlevi görüyor.
"Arkadaşı Suçlamak - 2" kitabını da en yakın zamanda okuyacağım, devamında neler oldu çok merak ediyorum