Puan vermedi·376 syf.··Beğendi
· Bazı okurların aksine ilk kitabı da keyifle okumuştum. Çünkü yazarın herhangi bir konuyu; sert çizgilerden ve detaylardan kaçmadan hatta zaman zaman okuru rahatsız ederek, farklı bakış açıları ve hem tarihi, hem sosyolojik hem de kültürel yanı ile almasını hayranlık uyandırıcı buluyorum. Zihin açıyor, bilgi veriyor, huzursuz ediyor. Ama bu seri tek tek değil de iki kitap birlikte ele alınmalı bence. Şöyle ki, ikinci kitap tam bir tamamlayıcı olmuş. Yazar ilk kitapta neden öyle bir resim çizdi, o detaylar neden verildi, ikinci kitapta hepsi anlaşılıyor.
Gölgelerin Kralı'nda ilk kitaptan tanıdığımız o sıradışı ve uyumsuz ekip tekrar bir araya geliyor. Polisiye kitaplarda sık sık bahsi geçen bir durum vardır. Özellikle cinayetle ilgili dedektiflerin unutamadığı, onunla yaşayıp, onu soluduğu, çözüme tam anlamıyla ulaşmamış bir vakaları vardır. Bu kitapta Swift için bu durumu yansıtıyor. Aradan üç buçuk yıl geçmiş olmasına hatta ilk kitapta bir katil yakalanmış olmasına rağmen o hâlâ bazı soruların cevabını arıyor.
İkinci kitapta polisiye kısmın daha ön planda olduğunu, temponun da yükseldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz ama bununla beraber yazar yine satır aralarını bilgilerle renklendirmeye devam ediyor. Merakla okunan, satır atlamadan ama heyecanla sayfaları çevirdiğim bir yolculuk oldu benim için, çok keyifliydi.