Çırak Malacus Quai, Kanlı Dokuz lakaplı tanınmış ve hakkında bir sürü hikaye anlatılan barbar Logen’ı arayıp buldu hiçlikte.Çünkü Mecusların ilki, yüce ilimlerin ustası ve kadim bilgeliklerin sahibi büyücü Bayaz onu arıyordu.Planlarının ağlarını örüyordu da diyebiliriz.
Engizitör Sand dan Glokta, kısaca eskiden parlak bir savaşçı olan ancak şimdinin kötürüm işkencecisi.Ki bu işi çok iyi yapıyor çünkü kendisinin kötürüm kalma sebebi de yaşadığı işkenceler.
Jezal dan Luthar, genç kılıç ustası.Kendisini savaşa hazırlarken yolu büyücü Bayaz ile kesişince bambaşka bir maceraya yol aldı.
Son olarak da Ferro, oldukça vahşi ama aşırı iyi dövüşen bu kızımız ise çok büyük bir göreve dahil olacak gibi.Peki bu birbiriyle alakasız bu karakterler bir araya gelirse neler yaşanır?
Oldukça sert bir kitap ve sert karakterler, şakası yok çünkü iyi ile kötü ayrımı aşırı keskin.Kitaba dan diye başlıyorsunuz ve sonuna kadar cidden o ciddiyet, tedirginlik havası hiç gitmiyor.Isınmam ilk başta zor oldu karakterlere çünkü konunun ortasından başlamışım gibi bir hissiyat oluştu.Karakterler veya olaylar tek tek açıklanmıyor çünkü size, okudukça kapıyorsunuz, ben de öyle oldu en azından.Ama sevdim mi sevdim.Özellikle Engizitör Glokta ve Bayaz aşırı ilgimi çeken karakterler olarak başı çekmeye devam ediyor.İkinci kitaba da hemen girişimi yapıyorum.