Gönderi

Puan vermedi·848 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
·
87 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2025 16:39
Öncelikle bu kitap Amerikan yerlileri ile ilgili değil. Hem öyle hem de değil. Bu kitap gerçekten başka bir tarih okumasına ilgi duyanların, siyaset felsefecilerinin, maceracı gezginlerin ve anarşistlerin başucu kitabı olabilir ancak. Kitabın her bir katmanı, dipnotlarına kadar öylesine detaylı ve derinlikli ki, 15 senedir tarih, sosyoloji, kültürel çalışmalar ve siyaset felsefesi kitapları okuyan, makale ve yalnız bir parçasına daldıklarımla 1000 kitabı muhtemelen çoktan aşmış olan benim, onlarca sayfa not çıkartmadan ancak sonuna 3 sayfalık bir kendi dipnotumu oluşturabildiğim ve üzerine tekrar tekrar geri dönmeden, yeterince faydalanamayacağımı düşündüğüm bir kitap. Kitap bana kalırsa Tüfek Mikrop Çelik veya Harari´den çok Lewis Morgan, Friedrich Engels, Gordon Childe ve Claude Lévi-Strauss´tan aşina olduğumuz çizgiyi sorguluyor. Hatta bence "Aile´nin Devletin ve Özel Mülkiyet" in kökenine bir tekzip sayılabilir. Bu kitap beni sadece Güney Amerika uygarlıkları üzerine Ed Barnhart´ın 20 saati bulan derslerini satın almaya, zaman buldukça dipnotlarda işaretlediğim ek okuma listelerine, yıllar önce okumaya başlayıp devamını getiremediğim Hodder, Sherratt, Morris, Malinowski´nin kitaplarına dönmeye heveslendirdi. Özetle, Graeber ve Wengrow bize ne anlatmaya çalışıyor peki? İnsan uygarlığının piyasada karşımıza çıkan hap kitaplardan, devlet ve millet tarihlerinden, "kötücül doğa"ya sahip yamyam Sapiens veya "Kutsal İnsan" mitlerinden sadece bir adım uzakta durduğumuzda, karşımızda koca bir dünya olduğunu söylüyor. Günümüzde antropoloji, siyaset felsefesi, kültür bilimleri alanında benimsenen pek çok tezin yalnızca bir boşluk doldurmadan ibaret olduğu, henüz yazının bulunmadığı dönemlere ilişkin yaklaşımlarımızın ayın arka yüzüne bakmaya benzediği bir dünyada olduğumuzu. Devletler ve bürokrasinin doğuşuna ilişkin teleolojik inançlarımız görece yeni ve gerçeğin resmini çizmekten oldukça uzakta. Uygarlık, ekoloji, kültür, göçebelik, eşitlikçilik, birbirinden çok da uzak olmayan kavramlar. Bunu zaten pek çoğumuz biliyoruz. Fakat ilişkilendirmeler yaparken de çoğu zaman fazla aceleci davranıyoruz. İşte bu kitap öyle bir aceleyle yazılmamış. Çevirisi de gayet anlaşılır ve mizahi geldi, söyleyenin eline sağlık.
Her Şeyin ŞafağıDavid Graeber · Epsilon Yayınevi · 202481 okunma
·
141 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.