AİLE ÇAY BAHÇESİ
YEKTA KOPAN
142 SAYFA
Müzeyyen. Annesinin kuzusu.Babaannesinin biriciği. Babasının...Sahi ben,babamın neyiydim?Bütün bu hikayenin içinde benim rolüm neydi,diye düşündüm hep.
Sen, beni hiç sevmedin ki.
Saatçi Nejat bey.
Ev hanımı Meral hanım.
Torunlarına kol kanat geren bir babaanne.
Ailenin biriciği iken kardeşinin doğumuyla ikinci plana atıldığını hisseden Müzeyyen.
Ailenin güzel, sevimli, akıllı kızı Çiğdem.
Bir aile. Hepimiz gibi, herkes gibi ve bu ailede kopan fırtınalar.
Müzeyyen altı yaşındayken kardeşi Çiğdem katılır hayatlarına. Ta o günlerden başlar sevilmediği duygusu Müzeyyen'de. Babası zaten hayatlarında hiç yoktur. Onlardan çaldığı zamanları başkalarına verir hoyratça, sınırsızca. Çiğdem'in doğumundan kısa bir süre sonra anneleri Meral hanımın vefatı, hayatlarını teğet geçen bir babanın yanına koca bir acı olarak çöker. Babaanneleri vardır artık onlar için hep.
Bitirilen okullar, iş dünyasında ki koşturmacalar, kurulan dostluklar ama hep süregelen bir nefret vardır Müzeyyen'in hayatında. Babasından nefret eder, kardeşinden nefret eder, ikiyüzlü insanlardan nefret eder. Veee bir gün babasının son eşi Hayriye hanımın telefonu ile tüm bu nefretle yüzleşmek için düşer yola.
Bir aile hikayesi ile tanıştım sevgili Yekta Kopan kalemi ile ve iyi ki de tanıştım. Anlatımı, karakterlerin ruh halleri, hikayenin can yakıcılığı aldı götürdü beni. Birbirine yabancılaşan iki kardeşin hem birbirleri hemde geçmişleri ile yüzleşmesinin öyküsü bu kitap ve kesinlikle tavsiyemdir. Okuyun, okutun lütfen.
Kitapta geçen ve yeni öğrendiğim bir kelimeyi de eklemek istiyorum yorumun sonuna. "Pentimento". Bir resimde, ressamın kendisi tarafından yapılan değişikliklere verilen isimdir, denmiş nette yaptığım araştırmada.
Ömrüm boyunca, ikinci el eşya satan bir dükkanın vitrinine bakar gibi baktım hayatıma.
Zaman, ölülere saygısından siler mezar taşı yazılarını.
Nefret aşktan çok daha güçlü bir duygudur.
Zamansız suskunluklardan oluşan bir hikayenin kız kardeşleriydik biz.
İnsan karanlıkla bir kere tanıştı mı, bir daha istese de kurtulamıyor ondan.
Ölümle değil, ölümden geriye kalanla benim işim.
İyi değil pekiyi. Kafam pekiyi. Hayatım ancak bütünlemeyle geçer sınıfı. Sesimden doğrudan çakarım ama. Otur, sıfır. Bok gibi söyledim şarkıyı be.
Kekeme bir öfke yükseldi içimde tekleye tekleye.
Korkularımızla öldürüyoruz zamanı.
Çocukluk, utanılacak sayısız anının birikimidir.
O kirlettikçe, günlerini sonsuz bir geceye çevirdiği kadınlar temizliyor hayatı.
LÜTFEN KİTAP OKUYALIM!!!