·80 syf.····Okunma: 24 Eylül 2025 21:11 Sınıf arkadaşları tarafından zorbalığa uğrayan utangaç Giavonni, herkesin festivalde olduğu bir gece bu zorbalıklara katlanamayarak ormanın içlerine doğru koşar ve çimenlere yattığında etrafının değiştiğini, birden bir durakta olduğunu görür ve kendisini Samanyolu'nda gezintiye çıkaracak olan bir trende yolculuk ederken bulur. Bu yolculukta şekerden tuna kuşları ikram eden avcılardan tutun da gemisi buzdağına çarptığı için batan ve cennete gitmek için orada bulunduğunu iddia eden çocuklara kadar pek çok değişik insanla karşılaşır. Trende ayrıca en yakın arkadaşı olan ama son zamanlarda epey uzaklaştıkları Campanella da bulunmasına rağmen duraklardan birinde birden ortadan kaybolur ve Giavonni de "sonsuz seyahat" bileti olmasına rağmen yolculuğa sonsuza kadar devam edemez. Birden uyanan ve her şeyin rüya olduğunu düşünen Giavonni, evine dönerken bir köprüde toplanmış kalabalığı fark eder ve Campanella'nın nehre düştüğünü, 45 dakikadır da çıkmadığını öğrenir.
Campanella'nın da hikayedeki diğer üç çocuk gibi ölüm sonrası bu galaksiler arası yolculuğu yaparak kendi cennetine gittiğini çıkarabiliriz bir bakıma bence ama anlatım şeklinden dolayı muğlak da kalan bir kısım.
Yazar, çoğunlukla çocuklar için yazdığından dolayı ve büyük ihtimalle bu da bir çocuk kitabı olduğu için dili oldukça yalın ve olay örgüsü de karmaşık değil. Karakterler ve anlık şahit olduğumuz hayatları, aşırıya kaçmayan absürtlükler çok hoşuma gitti. Ayrıca okurken hep Kutup Ekspresi filmi geldi aklıma, herhangi bir bağlantısı var mıdır bilmiyorum.
Genel olarak metaforlu ama üzerinde çok da kafa patlatmayı gerektirmeyen, sade ve akıcı, güzel bir novellaydı.