Kötülüklere karşı iyi insanlar ne kadar mücadele edebilir, kötülükle mücadele ederken iyiler nereye kadar kötüye dönüşmeden savaşabilir? Samet Düzgün’ün bana zihnimde bu soruları sordurarak merak içinde okuduğum kitabı: Duvardaki Çatlak
Öncelikle ilk kitabı olmasından ötürü, kendisine yazarlıkta başarılar diliyor, bu değerli hediyesi için kendisine, Samet Düzgün’e teşekkür ediyorum. Psikoloji unsurlarının ağır bastığı, ayrıca toplumsal sorunları da ustaca kurguladığı bir hikayeye serpiştirdiği için de tebrik ediyorum.
Kitabı gerçekten merak ve ilgiyle okuduğumu söylemem gerek. Merakımın en önemli nedeni, başkarakter Zahir’in kendisini bambaşka bir olay örgüsü içinde bulması, dolayısıyla pek cesaret edilemeyen farklı bir konunun işlenmesi. Başta yazdığım sorularla ilgili: Kötülüğe bulaşmadan kötülerle nasıl mücadele ederiz? Biraz zor gibi, ama Zahir bunu başaran bir tarikatın içinde buluyor kendini ve yazar, okuru soluksuz bir hikayeye sürüklüyor.
Konusu ile ilgili fazla detay vermek istemedim. Ki yazar daha çok olay örgüsü ve kurgu üzerine yoğunlaşmış, bu ahengi bozmak istemem.
Yazar kitabı bir film senaryosu gibi kurgulamış. Belki de olay örgüsüne daha ağırlık verdiği için cümleler bazı bölümlerde çok kısaydı. İki - üç kelimeden oluşan cümleler bazı bölümlerde okuma kalitesini düşürmüş. Dediğim gibi bu, yazarın anlatımdan çok olay örgüsüne yoğunlaşmasından dolayı olabilir. Gelecekteki eserlerinde anlatım ve yazım diline daha dikkat ederek daha başarılı eserler yazacağını düşünüyorum.
Konusuyla ilgili de olumsuz bir eleştirim olacak ki bu spoiler bilgi de olabilir. Kitabın konusu her ne kadar özgün olsa da bir yerlerden Wanted, Memento ve Zindan Adası gibi filmlerden esinlenilen noktalar olmuş, ya da bana onları hatırlattı; ama yazarın ilk kitabı ve cesareti için tebrik ediyorum, kaleminin başarısının artarak devamını diliyorum.
“Kendini geliştirmeye devam et ve merakını asla kaybetme.”
İlginiz, vaktiniz ve değerli görüşleriniz için çok teşekkür ederim. Eksik noktalarımı sizin gibi farklı perspektife sahip kişiler sayesinde görebiliyorum. Sonrasında düzeltmek için mücadele edebiliyorum. Bu benim için çok kıymetli. Sevgilerimle,
Rica ederim.
“Kendini iyi ve mutlu hissettiğin anlarda zaman çok hızlı akar, mutsuz veya zor anlar yaşadığında da zamanın akma hızı yavaş olur.”
Kitabı okurken zaman benim için oldukça hızlı aktı.😊 Ben teşekkür ederim.