·206 syf.····Okunma: 24 Eylül 2025 13:28 Sadece kadınları etkileyen bir salgın ile dünya üzerindeki tüm kadınlar birer birer intihar etmeye başlıyor. Bu durumdan istifade etmeye çalışan ve bundan bir cinsel istismar metodu geliştiren erkekler, nasıl olsa öleceğiz diye erkeklerden intikam almak için örgütlenen kadınlar, dünyanın sonu geldi diye her yeri yağmalayan fırsatçılar ile dünya mahşer yerine dönüyor. Bütün bunlar olurken eski sevgilisi Birce, anlatıcımız B.’den onun için bir şey yapmasını istiyor ve öldükten sonra bakımını üstlenmesi için küçük oğlunu ona emanet ediyor. Kitap da B.’nin ağzından küçük Turgut’a yazılmış bir metin şeklinde aslında. Genel anlamda konu ilgi çekici olsa da çok daha iyi işlenebilirdi gibi hissediyorum. Kitapta çokca sezinlediğim bir amatörlük vardı, hem kurgusal hem anlatımsal olarak. Mesela bu salgın dünyaya penis şeklinde bir cismin inmesiyle başlıyor ve bu cismin etrafına elinde penis şeklinde heykellerle gidip meditasyon yapan insanlardan vs. bahsediliyor. Bunları bu kadar trajik bir olay anlatılırken fazla karikatürize buldum. Birce’nin en yakın arkadaşı Birce’den bir mektup getiriyor ve eve bir at bırakıyor ve bunları büyük bir gizem içinde yapıyor, buna ne gerek vardı mesela anlayamadım. Bu kadın, koskoca adamın saçını, yüzünü falan okşuyor mesela, bu çok normalmiş gibi geçilip gidiliyor. Ayrıca evinde kendini öldüren kadını gömmek için evin betonunu kazmaya başlamasından hiç bahsetmiyorum bile. Dünyada tek bir kadın kalmamasının üstünden yıllar geçmiş gibi anlatılıyor hikaye ama mesela insanlar bu psikolojiyle hayatlarına nasıl devam etmiş, üreme olmayacağından dünyanın sonu gelecek, bununla ilgili ne gibi aksiyonlar planlanmış vs. bunlardan hiç bahsedilmiyor. Sadece bir yerde cinsiyet değiştirme merkezleri kuruldu deniyor ama bunun gibi çok çok az detay verilmiş. Kısacası, popüler bir netflix dizisi konusu bulunmuş ama iyi kurgulanamamış gibi hissettirdi kitap bana. Yine de oldukça akıcı olduğunu söylemem lazım.