·144 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Eylül 2025 14:39 “İnsanı tanımak isteyen, kendisinden başlamak zorundadır. Zira en kolay, açık ve dolaysız bilgiye ulaşabildiğimiz insan kendimizden başkası değildir.”
Kitap bu vurucu cümleyle beni içine aldı ve neden okumalıyız, neyi öğreniyoruz, bunu ne için yapıyoruz gibi soruların farkında olarak başlangıç yaparsak yolun devamında istediğimizi inşallah elde etmiş olacağız. Kitapta 6 ana bölüm var; giriş, deneyim, kitap seçimi, zaman yönetimi, okul, akademi ve sonuç. Beni en çok deneyim kısmı etkiledi. Çünkü reel hayatın içinden bir yaklaşımla konuya giriş yapması aslında neden okuyup öğrenmeliyiz sorusunun cevabı da olmuş oluyor.
“Öğrenmek yaşamayı öğrenmektir.”
“Bakmayı bilen bir göz baktığı her yerden bir şey öğrenir. Yaşama dair meşguliyetler, hayatı ciddiyetle gözlemleyenler için boşa giden vakitler değildir.”
“Aile ile ilgilenmek vakit kaybı mıdır?” sorusunu açtığı kısım bence kitaptaki en mühim kısımdı. Çünkü birçok insan ilim tahsili yaparken kendi ailesini ihmal etme tehlikesine düşüyor. Çoğu zaman aklımı kurcalayan acaba bu çağa çocuk getirilir mi, zaman kötü vb. gibi sorularıma cevap oldu. Şöyle söylüyor yazar;
” Kendimde de müşahede ettiğim bir diğer nokta, evlat sahibi olmanın insanı genç bir erkek olmaktan “baba” olmaya götürdüğü, böylece hayatındaki her şeyin değiştiği gerçeğidir. Bir baba, çoğu zaman bir gence nazaran nefsine daha hakimdir. Nefsini evladı için pek çok durumda dizginlemektedir. Artık gençliğine oranla havailiği azalmıştır. Nefis terbiyesinin ilim tahsilindeki öneminden bahsetmesi anlamında bu ifadeler çok anlamlıydı benim için.
Çocuk yetiştirmek 3 soruyu bize sıkça sordurur diyor yazar;
1-Çocuğmu ahlaken nasıl yetiştirebilirim?
2-Çocuğumu dinen nasıl yetiştirebilirim?
3-Çocuğumun teorik eğitim sürecini nasıl yönetmeliyim?
3 soruyla da yazar kendi cevabını veriyor. KENDİNİ EĞİT!
“Siz iyi insan, iyi bir Müslüman olun, çocuğunuza verebileceğiniz en güzel eğitim budur.”
“Hayat pratik ve ameli bir iştir.”
Kaynak seçimi bölümünde ise en dikkat çeken husus ikincil kaynaklarla ilgili bölümdü. Burada yazar klasikleri okumanın ona atıfta bulunulan ikincil kaynakları okumaktan daha verimli olduğunu düşünüyor. İkincil kaynak okunsa bile böylesi birden fazla eseri okumak bir tekrardan ve çoğu zaman kaybından ibarettir diyor.
“iyi müşahede eden için hayatta boş bir şey yoktur.”
“İnsan bildiği şeyi merak etmez, bilmediği şeyi de merak etmez. Az bildiği şeyleri merak ederi.”
Aynı kitabı tekrar tekrar okumak bölümünde dikkat çeken;
“Kitap sabit bir materyaldir. Değişken olan sizsiniz. Hangi kitabın karşısına hangi halde çıktım? Sorusu daha elzemdir.” Diyor. Bu sebeple 5-10 yıl sonra aynı kaynak sanki hiç çalışılmamış gibi yeniden okunabilir.
“Kitap alırken nelere dikkat etmeliyiz?”
Yalnızca bir kitabı okunacak yazarlar ve her kitabı okunacak yazarlar diye ayırdığını belirtmiş yazar. Ve şöyle devam ediyor;
“İtimat ettiğin birisi bir kitap önerdiğinde kenara not etmek iyidir. Her bilgili insanın iyi kitap tavsiye edemeyeceğini de bilmek gerekir.”
Zaman Yönetimi;
İstikrar
Planlama
Zaman kaybettirenler
Ekran süresi gibi alt başlıklar klasik çalışma metot bilgilerinden farklı olarak yazarın kendi çalışma stilinden örnekler vermek suretiyle devam ediyor.
İrade Terbiyesi
“Allah faydalı işleri irade terbiyesi ardına koymuştur. İnsanların büyük bir kısmı anlık hazlar peşinde ömür tüketirler. Anlık hazlar pik yapar ve mutlu eder. Bu mutluluğun peşinden ise yoksunluk ve hüzün gelir.” Diye ifade ettiği haz ile ilgili kısım çok hayatın içinden ve insan hayatında belki de en önemli tespitlerden biri bana göre.
Kitabı bir buçuk günde notlar alarak okudum. Yazar zaten youtube ders videolarından takip ettiğim bir şahsiyet ve öğrenmeye bakış açıma fazlasıyla katkısı olan biri.
Bu kitap İbrahim Ethem’in İrade Terbiyesi kitabını okuduktan sonra okunursa daha faydalı olur diye düşünüyorum. Kesinlikle tavsiye ederim.