Puan vermedi·136 syf.··
2025 66. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2025 13:32
Calvino’nun Atalarımız Üçlemesi’nin son halkası olan Varolmayan Şövalye, absürd bir kurgunun içine yerleştirilmiş derin felsefi sorgulamalarla dolu. Serinin diğer kitaplarını okumamış olmama rağmen, bu roman kendi içinde öyle bütünlüklü ki, bağımsız olarak da rahatlıkla okunabiliyor. Romanın merkezinde, var olmayan ama ideal bir şövalye olan Agilulfo var. Parlak bir zırhtan başka hiçbir şeye sahip değil; bedeni yok, ama disiplinli, kurallara bağlı ve görevine sadık. Onun karşısında ise Gurdulù yer alıyor: bu kez varlığıyla tamamen maddi, ama akıldan, bilinçten yoksun. Biri “bilinci olan ama bedensiz”, diğeri “bedeni olan ama bilinci olmayan”… Calvino, bu iki kahraman üzerinden varlık ve yokluk, bilinç ve bedensellik arasındaki tezatları ustalıkla işliyor. Yazarın kurduğu bu karşıtlıklar yalnızca Agilulfo ve Gurdulù ile sınırlı değil. Rambaldo geleceğe dönük varoluş arayışıyla öne çıkarken, Torrismondo geçmişiyle bütünleşerek varlığını anlamlandırıyor. Böylece bireylerin çelişkileri, aslında toplumun tarihsel ve kültürel çıkmazlarının bir yansımasına dönüşüyor. Okuma sürecinde beni en çok şaşırtan noktalardan biri Calvino’nun anlatıcı tercihi oldu. Zaman zaman birinci kişiye geçip bizi doğrudan hikâyeye dahil etmesi, sonra üçüncü kişiye dönerek mesafe koyması… Bu gelgit, metni yalnızca bir hikâye olmaktan çıkarıp, aynı zamanda bir edebiyat oyunu hâline getiriyor. Varolmayan Şövalye, yüzeyde bir şövalyelik hikâyesi gibi görünse de aslında varoluşun, kimliğin, bilincin ve toplumsal düzenin sorgulandığı çok katmanlı bir metin. Calvino’nun hafif ama derin yazı üslubunun en iyi örneklerinden biri.
Varolmayan ŞövalyeItalo Calvino · Can Yayınları · 2002357 okunma
·
40 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.