Gönderi

2/10
·240 syf.··
2025 20. kitabı
Felaket bir kitap okudum. Baştan sona kadar “ha şimdi bir şey olacak, ha şimdi bir duygu verecek” beklentisiyle ilerledim, fakat kitap boyunca bu his hiç gelmedi. Yıllar önce bir öneri videosunda çok övülmüştü, o günden beri aklımda kaldı, bir gün okumak üzere beklettim. Keşke başlamadan önce konusunu detaylıca okuyup öyle karar verseymişim. Kitap, genç bir delikanlı ile yaz tatilinde eve gelen bir başka genç erkek arasında gelişen ilişkiyi anlatıyor. Fakat bu ilişkide anlatılmak istenen aşk, sevgi ve tutku bana hiç geçmedi. Bunu homofobik bir yerden söylemiyorum; aynı şey heteroseksüel bir ilişki için de geçerli olurdu. Benim için sorun, ilişkinin büyük oranda cinsel arzular üzerinden kurgulanmış olması. Bu yüzden ne edebi bir tatmin hissettim, ne de hikâye açısından doyurucu buldum. Özellikle kimi sahneler (şeftali bölümü gibi) edebi olmaktan çok rahatsız edici geldi. Aşk romanı okuma beklentisiyle elime aldığım kitap, benim için fazlasıyla yüzeysel ve tatsız bir deneyim oldu. Yine de kitabın son kısmında – yıllar sonra karakterlerin karşılaşma sahnelerinde – diğer kısımlara kıyasla daha derinlikli ve duygusal bir ton yakalandığını hissettim. Genel okuma deneyimim hayal kırıklığı olsa da, bu bölüm kitabın en güçlü tarafıydı.
Adınla Çağır BeniAndré Aciman · Sel Yayınları · 20244,319 okunma
·
174 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.