Karanlık Göl
Avustralya'nın küçük ve sakin bir kasabası olan Smithson'da bir cinayet işlenir. Gölde etrafı güllerle çevrili halde bulunur Smithson Lisesi'nde öğretmenlik yapan Rosalind'in cesedi. Aynı zamanda Dedektif Gemma Woodstock'un da liseden sınıf arkadaşıdır ve bu davaya o bakacaktır. Rose herkesin hayran olduğu çok güzel bir kadındır ve bu olay kasabada büyük yankı uyandırır.
Babası çok zengin olmasına rağmen mütevazı bir hayat süren Rose'un hayatı Gemma için hep büyük bir merak konusuydu. Üstelik neden seneler sonra geri gelmişti? Gemma bir yandan cinayeti çözmeye çalışırken bir yandan da geçmişiyle yüzleşmeye çalışıyordu. Üstelik şu an hayatında da yolunda gitmeyen şeyler vardı ve hepsiyle birden baş etmek zorundaydı.
Davayı çözmek için çabalayan Gemma oğlunun da kaçırılmasıyla birlikte iyice ne yapacağını şaşırmış durumdaydı. Ne geçmiş peşini bırakıyordu ne de zamanda kalabiliyordu. Üstelik yasak ilişki yaşadığı Felix ile de araları eskisi gibi değildi. Bütün bunların üstesinden gelip katili bulmayı başarabilecek miydi?
Sizi duygusal yoğunluğu ile içine çekecek bir polisiye kitabı bu. Bastırılmış duygular, saklanan sırlar ve yarım kalan bir hikaye... Hepsi kitabımızda iç içe geçmiş durumda ve bu kitabı elinizden bırakmayı daha da zorlaştırıyor. Bu tarz okumaları sevenler için kesinlikle tavsiyemdir.