Romanlarındaki başarısını hikâyelerinde de
ustalıkla sergileyen Sabahattin Ali'nin hikayeler ve masallar şeklinde kurguladığı bu kısa metinlerde yoğun bir toplumsal eleştiri öne çıkar. Kimi kurumlardaki kofluğu ve çürümüslüğü, samimiyetsiz çıkar ilişkilerini ve çaresiz insanları buluruz Sırça Kösk'te. Aynı zamanda alegorik bir anlatıma bürülü metinler, dönemin kimi otoritelerini de rahatsız etmiştir. Öyle ki Sırça Kösk yasaklanan kitaplar arasında yer almıştır. Fakat yaşamındaki hazin sonun değerinden hiçbir şey götürmediğini, yıllar içinde edebi kıymetini giderek
arttığını gördüğümüz yazar, Sırça Köşk hikayesinde bir ögüt niteliğinde okurlarına şu sözleri miras birakır.
"Sakın tepenize bir Sırça Köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir Sırça Köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini
tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter."