·416 syf.····Okunma: 29 Eylül 2025 00:03 Çok bilinen klasikleri okumaya başladığım ve yoğun çalıştığım bu zamanlarda kendi okuyuş hızıma göre baya hızlı bitirdim. Çünkü gerçekten sürükleyiciydi. Sırf ekmek çaldığı için yıllarını hapiste geçiren, çıktığında damgalı muamelesi gören ve suçluluk hisseden Jan Valjan'ı okurken şimdiki zamanda ağır bir ceza hak ettiği halde salınan ve kaldığı yerden pisliklerini yapmaya devam eden bir takım utanmaz insanları düşündüm.
Bir tarafta kendisi yerine başkası tutuklanmak üzereyken ve sussa hiç kimsenin ruhu bile duymayacakken sırf vicdanı rahat etmediği için gidip herkesin önünde saygıdeğer bir konumda olmasına rağmen gerçekleri açıklayan Jan Valjan, diğer tarafta günümüzde kendi işlediği suçu hiç utanmadan başkasının üstüne atıp kendini aklamaya çalışanlar...
Bir tarafta insanların hayatını kendi hayatı pahasına kurtardığı halde hala geçmişinde hüküm giydiğinin utancıyla yıllardır büyüttüğü kız çocuğunun babası olmaya kendisini layık görmeyen Jan Valjan, diğer tarafta Kozete parayla bile olsa doğru düzgün bakmayıp işkence eden, hizmetçi olarak kullanan ve sözde çocuk bakan paragöz Tenardiyeler...
Özetini okuduğum halde beni etkileyen ve üzerinde durulması gereken bir çok olay vardı.
Marius'un kendi babasına hiç kavuşamadan kaybetmesi. Daha sonra ideolojileriyle tam da babasının oğlu olması.
Fantin'in sırf kızı için yaptıkları...
Marius'un Kozetin yerini bulabilmesi için kendini feda eden Tenardiyelerin kızı...
Kitabın sonunda Marius'un da Jan Valjan'a baba demesi çok duygusaldı. Ölmek üzereyken bütün her şeyi açıklayıp da çocuklarıyla mutlu ve huzurlu bir hayat süremeden ölmesi üzücüydü. " Ölmek değil, sizinle yaşayamamak korkunç." demişti. Belki de ilk defa kendi adıyla, sakladığı bir şey olmadan, sevdikleriyle bir ailesi olacaktı.
İlk defa bu kadar doğru dürüst bir karakter okudum. Tam 'baba' bir adamdı. Yaşına rağmen güçlü ve kuvvetli olması, her zaman doğru olandan yana olması, merhametli ve vicdanlı olması. Böyle bir adam parti kursa oy veririz.
O ve onun gibi karakterli insanların çok olması dileğiyle.