·328 syf.····Okunma: 15 Ağustos 2025 00:00 İyimserlik, insanlığın afyonudur! Sağlıklı ruh, hıyarlıktan başka bir şey değil. Yaşasın Troçki!
.
.
İlksöz: Her şey bir şaka ile başladı.
Yoruma başlamadan önce birkaç şeyden bahsetmek gerek. Sovyetler Birliği'nde Lenin ölünce yerine Stalin geçer. Lenin'in aslında Stalin'i hiç sevmediği, kendinden sonra onun geçmesini hiç istemediği söylenir. Bunları kanıtlarcasına, Stalin'in yaptığı ilk faaliyetlerden biri eski Leninci ve muhalif kesimi esir kamplarına yollamak (Gulag Takım Adaları) ya da sürgüne göndermek olur. Troçki de bu sürgünden nasibini alanlardan, sürgünde de Stalin'e karşı faaliyetlere devam eder. Hatta Troçki'nin ölümünü Stalin'le ilişkilendirenler çok.
Kitaba dönersek, kahramanımız Ludvik 1950'lerin başında üniversite yıllarında bir öğrenci. Dönem olarak da İkinci Dünya Savaşı sonrası, Doğu Avrupa'da Sovyetler'in etkinliğinin başladığı zamanlar. Aynı Sovyetlerdeki gibi Çekoslavakya'da da devlet ve komünist parti kontrollü yıllar. Ludvik de herkes gibi, bir seçeneği de olmadığından, üniversitedeki parti toplantılarına katılmakta. Bu toplantılarda konuşulanların, yapılan tartışmaların anlamsızlığı ve boşluğu üzerine şaka yollu bir kart gönderir sevdiceğine. Der ki kartta "İyimserlik, insanlığın afyonudur! Sağlıklı ruh, hıyarlıktan başka bir şey değil. Yaşasın Troçki!". Sevdiceği aldığı karta gülüp geçeceğine, kartta yazılanlardan rahatsız olur. Yazılanları Stalin'e, komünizme, partiye bir hakaret olarak algılar ve kartı üniversitedeki parti temsilcilerine verir. İşte ondan sonra Ludvik'in hayatı değişir.
Hikâye, Ludvik üzerinden bir dönemsel sistem eleştirisi. Yedi bölümden oluşan kurgunun dördünde anlatıcı Ludvik. Diğerlerinde de anlatıcılar, Ludvik'in özellikle olaydan sonraki hayatına girenlerden. Geriye dönüşlerle, farklı anlatıcıların devreye girip anlattıklarıyla kurguyu ve olayları daha da aydınlattığı bir metin. Kimisi bir intikam hikâyesi olarak da görebilir ama sistem eleştirisi bence daha önde. Belki de bu nedenle, Kundera'nın Çekoslavakya'da basılan ilk kitabı Şaka iyi satış rakamlarına ulaşıyor. Ama kitabın basıldığı zamanlara denk gelen Prag Baharı'nın kısa zamanda Sovyetler tarafından Moskova Kara Kışı'na çevrilmesi ile kitap yasaklanıyor. Sonraki Fransa basım süreci ve çeviri karmaşasına Kundera zaten önsözde değinmiş, okursunuz.
.
Bir ordan bir burdan yaptığım Kundera okumaları bir düzene girsin diye sıra ile okumaya başladım. Şaka'dan sonra -okuduklarımı atlayarak- sıra ile okumalar yaparak Aralık'ta Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği'ne ulaşmak amacım. Şaka bence Kundera anlatım tarzını gözlemlemek için iyi bir başlangıç kitabı. Severek okudum, Kundera severlere tavsiyemdir. Kitapla. Sağlıcakla.
.
.
.
Sonsöz:
Çünkü insanı yalnızlığa mahkûm eden, düşmanları değil dostlarıdır.
.
.
.