Puan vermedi·210 syf.··
Beğendi
·
2025 25. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2025 00:58
Yüksek lisans yaparken okuduğum, hocalarımdan birinin eseri olan bu kitabın incelemesini bırakmak istiyorum. Eser, savaş gibi çok yönlü bir olayı psikolojik ve sosyolojik açıdan ele alarak sağlam tarihi kaynaklara dayandırılmıştır. (Bilhassa ilk elden kaynaklar eşliğinde hazırlanmıştır.) Mekke'de büyük çaplı bir zulüm devam ederken yeni bir yurt olarak Yesrip Medine'ye dönüştürülmüştü. Medine'ye varıldığında öncebjr medeniyetin temelleri atılmıştı. Mescidin inşası, muahat, Medine vesikası,pazar açıp Yahudi tekelinde olan ekonomiye hakim olma, gözdağı için kurulmuş timler ile Mekkeli müşriklere yapılan seriyyelerle... İstihbarat ağı ağı kurup müşriklerden haber almak bu noktada çok önemliydi. Kervanı günün şartlarında iktisadi savaşın sembolü idi. Aslında savaş maksadı ile değil kervanın önünü kesmek için yola çıkılmıştı. 310 sahabe ile rahatlıkla zaptedilecek o kervan ise Ebu Süfyan'ın sayesinde kurtulmuştu. Bu arada Mekke'ye giden kervan hadisesi, Mekkelilerin servetini taşıdığı için müşrikleri savaşmaya hazır hale getirmişti. Çölde yaşam tarıma elverişli olmadığı için ticaret Mekke'de kritik nokta idi. Kabe'de hacıların varlığının sebebi de ekonomi için önem arz eden bir meseleydi. Maddi kaynak öyle ki Mekkeliler için inançtan ileri gelirdi. Sad bin muaz ile Ebu Cehil'in arasında geçen diyalog da bunun delilidir. Mekke'nin stratejik konum gereği baharat ve ipek yolu üstünde oluşu da ekonomiye değer katmıştı. Hicretten sonra muhacirlerin malları yağmalanmıştı. Kervan da bu olayın bedeli olarak vurulacaktı. Zaten hicretteki suikast alenen bir savaş ilanı idi. Savaş böylece iktisadi olarak kervanla başlamış oldu. Ebu Süfyan tüm meke'nin malını taşıdığı için kervanı sağ Salim götürmek istiyordu. Başardı da. Fakat Ebu Cehil kervan kurtulsa bile kibrinden dolayı orduyu kışkırttı. Peygamberimizin halası Atike'nin rüyası tüm müştikleri sarsmıştı. Savaşa bu psikoloji ile istemeyerek geldiler. Rüya önemliydi çünkü o dönemde gaybi haberlere çok değer veriliyordu. (Kahinlik, falcılık) Ebu Cehil kibirliydi ama daha çok asabiyetten dolayı galip gelmek istiyordu. Çünkü yıllarca yarış halinde oldukları haşimoğlu kabilesinden peygamber çıkmıştı ama kendilerinden çıkmamıştı. Ve peygamber efendimizin son peygamber olduğunu da biliyordu. Kendilerinden bir peygamber çıkmayacağını da. Fakat hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemin peygamberliğini kabul ederlerse bu asabiyet yarışını kaybedeceklerinden dolayı korkuyorlardı. Ebu Cehil savaştan önceki seriyyeleri mekke'ye hatırlatıp önde gelenleri kışkırttı. Kimini aşağılayıp kışkırtarak kimini de galeyana getirerek savaşa ikna etmiş oldu. Öte yandan savaşa hazır olmayan Müslüman ordusuna ise peygamber efendimizin yaptığı dua çok önemliydi çünkü Allah bu dua karşısında müminlere yardım etmiş ve meleklerini orduya dahil etmişti. Ayriyeten savaşa Ensar katılmayabilirdi ama lidere bağladıklarını göstererek katılmış oldular. Her ne kadar Mekke en başından Savaş nizamında bir düzenle ordu ile gelse de hem kervan kurtuldu diye hem de karşı tarafta akrabalar olduğu için çoğunluk savaşmak istemiyordu. Zaten ganimet almayacaklardı çünkü müslümanlar yeni hicret etmişlerdi ve fakirlerdi. Tüm bunlar kafirlerin bedir'e isteksiz geldiklerinin delilidir. Bedir'de konumlandırma hakkındaki istişare sahabenin moralini yükseltiyordu çünkü peygamber efendimiz fikirlere değer veriyordu. İlk savaş planlaması Asım bin sabit ile yapıldı. Süvari birlikler okçular taş atanlar ve mızraklı savaşçılar sırayla yerlerini almışlardı. Hz Ömer savaş öncesi elçi olarak gitmişti çünkü peygamber efendimiz savaştan vazgeçerler belki diye onlara bir şans vermek istemişti. Fakat Ebu Cehil asla çağrıya cevap vermedi. Allah müminlere moral olsun diye psikolojik destek olarak mümin sayısını az göstermişti. Yine mubarezede müminler galip gelince müşrik ordusunun morali daha da düşmüş oldu. Bütün ibarede de galip gelen taraf savaşın seyrini de belirliyordu. Peygamber efendimizin hicret öncesinde Mekke'de işkence günlerinde beddua ettiği müşrikler bedir'de tek tek ölmüşlerdi. Hz Abbas Bedir dönüşü Müslüman olmuş ama gizlemişti. Böylelikle peygamber efendimizin mekke'deki habercisi olmuştu. Ebul bahteri boykot zamanı Müslümanlara yardım ettiği için hediye karşılığında bağışlanmıştı. Bütün bu örnekler peygamber efendimizin vefalı oluşuna en güzel delillerdir. Savaş sonrasında ise Ebu leheb kötü haberi alınca çiçek hastası olup öldü.Peygamberimiz küçükken de Ebu talib'i ondan çok severdi Ebu leheb'in düşmanlığı bir rivayete göre o zamandan gelmektedir. Aynı zamanda ebu lehep karaktersiz biriydi. Ümmü cemil'in lafları ile kışkırtılmıştı. Müşrikler asabiyet bağlarına taparcasına değer verirken ebû leheb Peygamberimize karşı asla sahiplenince bir tutum sergilememişti. Bunun nedeni de dediğimiz gibi ümmü cemil'den kaynaklanmaktadır. Ümmü Cemil Ebu süfyanın kardeşidir yani ümeyye oğullarındandır. Bu arada Ebu leheb bedir'e katılmamıştı çünkü kız kardeşi Atikenin kendini rüyası kendisini çok korkutmuştu. Savaştan sonra ganimet ve esir meselesi ortaya çıkmış oldu. Aslında ganimetin Müslümanlar için hep problem olduğunu görüyoruz burada. Yine de sahabenin doğruları ile bize örnek yanlışlarıyla ibret olduğunu unutmamak gerekiyor. Nihayetinde onlar da insanlardı. Esirler fidye karşılığında serbest bırakıldı. Ayrıca kölelik İslam'ın hiçbir zaman tasvip etmediği bir durumdu. Ayrıca 1. Olarak da İslam için Şehitlik ilk defa bedir'de ortaya çıkmıştı. Esirlerden okuma yazma bilen 10 kişi Müslümanlara okuma yazma öğretmişti. Okuma yazma öğrenen O isimler daha sonra önemli görevler alacaklardı. Esirlere verilen değer ise psikososyal bir devrimdi. Çünkü İslam öncesi cahiliye adetlerinde esir veya köleler insan olarak bile görülmüyorlardı. Asabiyetin toplumda kutsal olmasına karşın tevhidin yıktığı tabu ve hakiki iman ilkeleri büyük bir devrim niteliğindeydi. Bu yüzden Bedir ehline hep öncelik verilmiştir. Peygamberimizden sonra Hz. Osman, hz. Ali dönemi fitneleri ve savaşlar saltanat sistemini modern asabiyet başlığı altında toplamak mümkündür. Çünkü baktığımız zaman her iki taraf da ölenini şehit saymıştır. Cihat ve Şehitlik kavramları soyismale edilmiştir. Bedir'de ise bunların sadece Allah için yapıldığını görmekteyiz. Bilhassa emeviler döneminde alimleri kendi aleyhi nefetba vermeye zorlayanlar asla hakiki İslam'ın akidelerine uygun davranmış olmadılar. Bedir Müslümanlar için İstiklal ve İstikbal savaşı idi. Hz Rukiye'nin vefatı Bedir zaferinin yarıda kalmasına sebep olmuştu. Peygamber efendimiz bir İnci tanesini daha kaybetmişti. Ayrıca Savaş sonuçlarından biri olarak yine Yahudilerin düşmanlıklarını açık ettiğini görmekteyiz. Peygamber efendimizin bazı sahabelerin tutumlarına karşı verdiği tepkiler ve anlayışlı halleri bizlere büyük bir örnek teşkil etmektedir kitapta bu örnekleri bulabilmek mümkündür. İslam tarihi açısından istifade etmek isteyenler için çok güzel bir eserdir tavsiye ederim.
Bedir Meydan MuharebesiCuma Karan · İlahiyat Yayınları · 202111 okunma
·
77 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.