Puan vermedi·416 syf.····Okunma: 03 Ekim 2025 08:19 ATEŞTE YANAN BEDENLER
Rozalin ve Berzan Harmanlı…
İlk bakışta aynı soyadı, sıradan bir evliliğin işareti gibi görünebilir. Oysa onların hikâyesi bambaşka. Çünkü bu soyadı onlara evlilikle değil, çocukluktan gelen bir bağla ait: aynı ailenin iki dalı, yani amca çocuklarıdır onlar.
Yıllar önce başlayan bu hikâyede asıl kırılma noktası, Evin’in trajik sonudur. Kendi isteği dışında evlendirilmeye zorlanan genç kadın, çareyi intiharda bulur. Geriye ise kalbi paramparça, nefes alıyor gibi görünen ama aslında ölü bir adam bırakır: Berzan.
Zaman geçer, yaralar kabuk tutmaz. Mardin’in köklü ailesi, Berzan’ın bu haline son vermek için kararını verir: Asi ve gözü kara amca kızı Rozalin ile evlenmelidir. Böylece yeni bir yuva kuracak, geçmişi geride bırakacaktır.
Ama büyüklerin hesap etmediği bir şey vardır: Berzan çoktan toprağa gömülmüş bir sevdayla yaşamaktadır. Onun yanında olmak, Rozalin için evlilik değil; ateşe yürümektir. Aynı evde değil, aynı kefende yaşamaya başlar bu iki insan.
Berzan hâlâ Evin’in mezarında avunurken, Rozalin de çoğu zaman aynı yerde kendi sessizliğini anlatır. Ta ki bir gün, Evin’in mezarında bulduğu defterle hayatın akışı değişmeye başlayana dek… Defterin sayfaları arasında yazılı olan gerçekler, yalnızca geçmişin değil; geleceğin de kaderini belirleyecektir.
Artık soru şudur: Rozalin, o defterdeki sırları Berzan’a anlatabilecek mi?
Yoksa ikisi de başkalarının yazdığı kaderin içinde, bir mezarın karanlığında yaşamaya devam mı edecekler?
Mardin’in taş sokaklarında yankılanan bu hikâyede; aşkın, acının ve kaderle savaşmanın izlerini sürmek isterseniz, bu roman sizi derinliklerine çekecektir.