·120 syf.····Okunma: 02 Eylül 2025 13:10 Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir.
(Spoiler içerir!)
Suç, kanun, ceza kime neye göre ad bulur, en etkili şekilde nasıl uygulanabilir ya da uygulanan yöntemin doğruluğu toplum yararına mı yoksa bireysel faydada mı etkili olur? Amaç ıslah etmek midir yoksa hak etti diyerek kötücül olmak mıdır? Kanunda cezanın en ağırına pay biçilmiş, adını bile bilemediğimiz bir mahkumun, hesabının kesileceği güne adım adım ilerlerken iç dünyasına dalıyoruz. 'Suçu nedir?', 'Gerçekten hak etti mi?', ''Bu kadarını kim hak edebilir?' soruları eşliğinde Hugo yapacağını yapıyor, kısa ama etkili, duru ama düşündürücü muazzam bir esere imza atıyor. Kalemine hayran kalmamak elde değil. Ana karakter üzerinden giyotine dikkat çekerken, yan karakterle tokatı basıyor. Bireyi suça toplum itiyorsa neden cezayı sadece birey ödüyor isyanında unutulmayacak bir okuma serüveni yaşatıyor. Unutulası ve tekrar okunalısı bir eser.
" Ölüm cezasını bu felaketin kendi başınıza gelmesini beklemeksizin halk için kaldırsaydınız, siyasi bir başyapıttan da öte toplumsal bir başyapıt ortaya koyacaktınız. Oysa ölüm cezasını darbe girişiminde bulunurken suçüstü yakalanmış 4 bahtsız bakanı kurtarmak için kaldırarak siyasi bir başyapıtı bile beceremediniz!" S.xiii
" İntikam almak bireyseldir, cezalandırmak Tanrı'nın işidir.
Toplum ikisinin arasında, cezanın altında intikamın üzerinde yer alır. Böylesine büyük ve böylesine alçak iki şey ona uygun düşmez. "İntikam almak için cezalandırmak" yerine iyiliğe yöneltmek için düzeltmelidir. Ceza hukuku uzmanlarının yöntemini bu şekilde dönüştürürseniz, bunu anlar ve katılırız." S.xix
" Aklın gerekçelerine tercih ettiğimiz duygusal gerekçeler mükemmeldir. Zaten her iki gerekçelendirmenin de birbirleriyle bağlantılı olduğunu unutmayalım." S.xxv
" Ölüm cezasını birden ve tamamen kaldırılmasını talep etmiyoruz. Aksine, temkinliliğin bütün deneyimlerini, bütün tedbirlerini, bütün araştırmalarını istiyoruz. Zaten sadece ölüm cezasının kaldırılmasının değil, ceza yasasının tepeden tırnağa, sürgünden giyotine kadar yeniden düzenlenmesini bekliyoruz; zaman böyle bir görevin mükemmel bir şekilde yerine getirilmesine yardımcı olacak." S.xxv
" Ölüm cezası!
İşte 5 haftadan beri beni varlığıyla donduran, ağırlığıyla ezen bu tek düşünceyle yaşıyorum!" S.1
" ...insanların hepsi belirsiz bir süre için ertelenen ölüm cezasına mahkûmdurlar." S.7
"Araf'ın hava deliklerinden cehenneme bakan kayıp ruhlar gibi görünüyorlardı." S.19
"Âdeta gülün üzerinde salyangozun sümük izi kalmıştı." S.31
" İnsan içinde bulunduğu umutsuz koşullarda bazen bir zinciri bir saç teliyle koparabileceğini sanır." S.55