·560 syf.··Beğendi
···Okunma: 21 Eylül 2025 20:40 Elif Şafak, okur yolculuğumun temel taşlarından biri. Temel çünkü 15'imde "Mahrem"i okurken edebiyatın zihnimde yarattığı devinimi ilk kez fark etmiştim. O kitapla birlikte hem merak hem de düşünce biçimi değişti bende. Bu dönüşüm "Mahrem" öncesi yazdıklarını okuma ateşini tutuşturdu içimde. Kem Gözlere Anadolu, Pinhan, Şehrin Aynaları. Dil oyunlarıyla bezeli, ağdalı, hem us hem ruh yoran leziz metinlerdi. O vakitler Elif Şafak okumak bir hikayeyi takip etmek değil, labirentte dolaşmak gibiydi. Bit Palas, Araf, Baba ve Piç...
Sonra büyüdüm. Elif Şafak da yazarlığında başka bir evreye geçti. Dili dinginleşti, ilk dönemlerindeki büyülenme hissi bende azaldı. Belki değişen bendim, belki o kalemini farklı bir ritme ayarladı, bilemiyorum.
Gökyüzünde Nehirler Var okumak nostaljik bir histi. Metis döneminin efsununu taşımadığı ortada. Yine de özgün tınılarını hissettiriyor. Elif Şafak hala iyi anlatıyor ama "bir ortak geçmişimiz var" ve bu "iyi anlatmak" bana yetmiyor. Gençliğimdeki tekinsiz merakı yeni kitaplarında aramaktan vazgeçiyorum artık.
"Kabullendim her şeyi olduğu gibi..."