Puan vermedi·144 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Ekim 2025 19:19 Yılmaz Erdoğan’ın şiirlerini bugüne kadar hep dinlemiş, sesinden duymaya alışmıştım. Her kelimesinde kendi tonunu, kendi iç dünyasını hissederdim. Ama sonunda dedim ki, “artık okumalıyım.” Çünkü bazen bir şiiri yalnızca duymak değil, gözlerinle takip etmek de gerekir. Harflerin arasına saklanan duyguyu görmek için. Ve bu yolculuğa Anladım kitabıyla başladım.
Kitap, Yılmaz Erdoğan’ın iç dünyasının en derin yerlerinden süzülüp gelen dizelerle dolu. Her şiir, insanın kalbine doğrudan dokunuyor; öyle “ciğerden” denilen türden… Samimi, sarsıcı, içten ve gerçek. Kimi dizesi bir tebessüm bırakıyor, kimi ise sessiz bir iç çekiş.
Benim için bu kitabı özel kılan, içinde en sevdiğim şiir olan “Yeni Bir Sayfada Sana Bakmak”’ın yer almasıydı. Bu şiiri ilk kez dinlediğimde hissettiğim duyguları, satırlardan okuyunca yeniden yaşadım; ama bu kez daha derin, daha sessiz bir şekilde.
“Yeni bir sayfada sana bakmak…”
Belki de bazı duygular sadece kalemle anlatıldığında tam anlamını buluyor.
Anladım, okudukça insanın kendi iç sesini de duymasına vesile oluyor. Her şiir bir iç hesaplaşma, bir kabulleniş, bir “olduğu gibi sevmek” hali.
Yılmaz Erdoğan’ın kaleminden dökülen bu dizeler, sadece okunmak için değil; biraz durup hissedilmek için yazılmış gibi.
Ben çok beğendim, gerçekten “içten gelen” bir kitap. Şiiri sadece sevenlerin değil, hissetmekten korkmayan herkesin okuması gereken bir eser.