Luz…
Hayallerinden asla vazgeçmeyen, müzikle nefes alan genç bir kadın.
Birlikte olduğu sevgilisi tarafından aldatıldığını öğrenince onu terk eder. Ancak artık gidecek hiçbir yeri yoktur. Bir barın önündeki bankta oturur, yaşadıklarını düşünürken geleceğini de sorgular: “Şimdi ne yapacağım? Nereye gideceğim?”
Tam o sırada yanına biri gelir.
Ve Luz, gözlerine inanamaz. Yıllardır hayranı olduğu, gençliğinden beri ilham aldığı rock grubunun bateristi Orlando karşısında durmaktadır.
O an çantasındaki eşyalar yere saçılır. Orlando eğilip yardım ederken Luz’un defterini fark eder. Sayfaları karıştırdığında gözlerine inanamayan adam, yazılan şarkı sözlerinden derinden etkilenir. Çünkü o sözler sadece anlamlı değil, aynı zamanda grubun son zamanlarda kaybettiği ışığı yeniden yakabilecek kadar güçlüdür.
Ve Orlando, Luz’a bir teklif sunar:
Şarkı sözleri karşılığında kalacak bir yer...
Cazip bir tekliftir bu.
Ama Luz’un istediği şey çok daha farklıdır:
Şarkı sözlerine karşılık grubun konserinde bir şarkı söylemek.
Fakat grubun lideri Luke’u ikna etmek hiç de kolay olmayacaktır.
Araf Rock grubunun karizmatik ama hırçın lideri Luke, yaşadığı yıkıcı aşkın ardından toparlanamamıştır. Kalbi paramparça, ilhamı kaybolmuştur. Uzun süredir şarkı sözü yazamıyor, yeni albümü çıkaramıyordur.
Orlando’nun yanında getirdiği bu genç kızı ve teklifini duyduğunda deliye döner. Fakat grup üyeleriyle yapılan oylamada yalnız kalır; karar, Luz’un şarkı sözlerinin kullanılmasından yana çıkar.
Böylece Luz, grubun evine yerleşir.
Ancak Luke, tüm huysuzluğu ve geçimsizliğiyle genç kıza hayatı zindan eder.
Ta ki, o duvarların ardında sakladığı kalbini Luz’un sesiyle yeniden duymaya başlayana kadar…
Ve bir süre sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz.
Akıcı ve güçlü bir kurguydu. Yazardan okuduğum önceki eserlerden çok farklı, bambaşka bir tarzda yazılmış. Serinin ilk kitabı…
Ve ben şimdiden devamında kimi anlatacağını merak ediyorum.