Gönderi

90’ların Sıcak Anıları: Sobanın Efsane Günleri
Günler geçti, İsmail az da olsa okula alıştı. Ninem, devlet dairesinde ilk imzasını attı. Havalar serinledi. Allı turnalar pembe bulutlar gibi gökyüzünden geçip gittiler. Ceyhun amcam yağmurların başlamasıyla birlikte ahırları tamir etti. Çocukluğumun en güzel anısı olan, çıtır çıtır yanıp evleri ısıtan, ama her anlamda ısıtan, hikâyelerde okuduğum, yanı başında masallar anlatılıp kestane pişirilen, gürül gürül yanıp en güzel tostu yapıp, çayı demleyen… Evet, bütün evlerde sobalar kuruldu. Hangi boru hangisine denk? Kolay çıkan ama zor takılabilen soba boruları… Ömür törpüsü de diyebiliriz. Serpil yenge’nin “Ne zaman kurtulacaz bu meretten?” deyip koyu kahverengi borulara bakarak söylenmesi… Ninemin hava soğudukça sobanın yaydığı sıcaklığın ağrıyan dizlerine iyi gelmesi… “Aha! Bütün yaz bunu bekliyodum.” diyerek kurduğumuz, başköşemizin misafiri, canımız soba… Tabii, eksi tarafları da yok değil… Öyle nazlı, öyle haylaz… Bulunduğu yeri fırın gibi yapar, diğer odalar umurunda değildir. Her gün temizlensin ister. Az biraz ters rüzgârda kurumları evin içine içine atar. Her sabah kovası doldurulur, bir güzel yanmaya başlar. Tabii o esnada çocuklar yorganın altından çıkamaz, ta ki soba odayı ısıtana kadar… Hele bir de banyo olayı vardır ki sormayın gitsin! Ninemin Ayak İzlerinden 90’lı yılların özlemi, sıcacık hatıralarda saklı… Her sayfası bir anı, her satırı bir yolculuk… Şimdi tüm internet satış noktalarında. Gizem Koç BakırGizem Koç Bakır Ninemin Ayak İzleriNinemin Ayak İzleri
Alıntı
··
115 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.