9/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2025 73. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2025 20:41
Annesi Celile Hanım'ın hayatından sonra Nazım Hikmet'in putları yıkmaya çalışan mücadelesiyle devam etmem gerekiyordu ve öyle de oldu... Oldu ama insanı sarsan bu hikayeyi okumak da hiç kolay olmadı. Pek çok döneme ait kitapları okumaya çalışıyorum ama gördüğüm tek bir şey oluyor. Bu ülkede özgürlük ve bağımsızlık mücadelesi vermenin dışında siyaset yapılamıyor. Her bir düşünce, her bir mücadele dönüp dolaşıp insanlığı kirleten kanlı bir kara leke olup tarihin alnına yazılıyor. Şiirleri, tiyatroları, senaryolarıyla sürekli hesap ödeyen Nazım Hikmet'in suç sayılan eylemlerinin faiziniyse çevresindeki insanlar canlarıyla, hayatlarıyla ödüyor. Hangi siyasi ve sosyal yapının içinde nasıl bir suç vardır ki cezası kadınların ırzına geçilmesi ve insanlığın işkenceye maruz kalması olsun. Kimileri siyasette duygu olmaz diye savunsa da insanın olduğu yerde duygu olduğu inancım bir kez daha güçlendi bu satırları okuduğumda. Milliyetçilik, vatanserverlik, adalet, özgürlük, insanlık fikirlerini benimsemiş; hainlik, hırsızlık, iktidar gibi fütursuzca kazanmaya çalıştığı güç hırsıyla fikirlerini davranışlara dönüştürmüş herkes nerede olursa olsun duygularıyla hareket ediyor. Bu noktada da asıl mesele duygular değil; duyguların masum ya da günahkar olması. Nazım Hikmet'in hayatına ışık tutan, Osman Balcıgil'in Putlar Yıkılırken kitabını okurken de yalnızca şairin hayatına değil, dönemin Türkiye'deki ve dünyadaki olaylarına da tanık oluyoruz. Ve bugün olsa, o dönemde sonradan öğrendiği bilgilere sahip olsa Nazım yine aynı davranır mıydı? gibi önemli soruyla da karşılaşıyoruz. Tüm ileri görüşlülüğe sahip aydın zihinlerin dünya üzerinde tek bir amacı var aslında. Nazımın satırlarındaki sarışın bir kurda benzeyen mavi gözlü bir adamın Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacak tutkusuyla kurduğu bu vatana, cumhuriyet ve demokrasiye sahip çıkmak ve; Herkesin emeğinin karşılığını aldığı, adaletle güçlenen, hakla özgürleşen, eğitimle parlayan bir cumhuriyet çatısında toplanmaktır. Bu inançla Nazım'ın sözleriyle sesleniyorum ki, Sen de çıkar göğsünün kafesinden yüreğini Şu güneşten düşen ateşe fırlat yüregini yüreklerimizin yanına at!
1000Kitap
Putlar YıkılırkenOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20201,380 okunma
·
75 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.