"Değilim bu arada."
"Ne değilsin?"
"Sana aşık değilim."
"Ha. Tabi ki değilsin."
"Google"da arattım. Aşık değilmişim." "Bana aşık olup olmadığını mı arattın?" "Aşık olmak ne kadar sürer diye arattım." "Ee? Ne kadar sürüyormuş?"
"Seksen sekiz gün. Ama biz birbirimizi otuz bir gündür tanıyoruz. Yani sorun çözüldü."
.
.
Elimden gelse bizim için yüzlerce mutlu son yazardım...
.
.
Merhabalar sevgili kitap dostlarım. Romantik komediciler burada mıyız? Sizi şöyle yakınıma almak istiyorum. Çünkü, Charlie 'nin yazdığı romantik komedi senaryosu tam bir facia ve maalesef o da bunun farkında.. Tıpkı Emma gibi Ancak düzeltmemiz birazcık zor görünüyor. Çünkü, Charlie maalesef aşka inanmıyor ve romantik komediden nefret ediyor Anlayacağınız iş başa düştü. Hazırsanız başlıyoruz
.
.
Emma, yıllar önce annesini trajik bir kazayla kaybetmiş, aynı kazadan ise babası engelli olarak kurtulmuştu. Emma, hem babasına çok iyi bakmış, hem kardeşini büyütmüştü.. En büyük hayali ise , senarist olmaktı. Aldığı ufak çaplı işlerle hayatını evinden çalışarak ve babasının bakımını yaparak geçirirken, bir gün bir teklif aldı. Ünlü senarist Charlie ile çalışmak. Rüyalarını süsleyen bu teklif için Los Angeles 'a doğru yola çıktı. Lise aşkı Logan'a güvenerek çıktığı bu yolda Charlie 'ye kavuşmayı beklerken bir sürpriz karşısına çıktı
.
.
Charlie, ünlü bir senarist... Ancak , ROMANTİK KOMEDİ_CİLER tam bir fiyasko... Kapısına kadar gelen fırsatı tepen Charlie, hatasını anlayacak anlamasına ama... Aşka inanmıyor oluşu başlı başına bir handikap... Emma ve Charlie... Romantik komediciler için bir araya gelen iki deli yürek... Peki ,ne mi yaptılar? Söyler miyim? Asla Aradığınız cevaplar ve fazlası keyifle okuyacağınız eserimizde der hepinize şimdiden keyifli okumalar dilerim. Kitapla Kalın