Seda EroğluMetatron
"Sonsuza kadar sürmesini dilediğimiz güzel anların sonsuza kadar sürmesi mümkün müdür gerçekten? Yoksa her güzel an beraberinde bur hayal kırıklığı mı getirir?"
"Bir insan, ruhu bedeninden ayrıldıktan sonra bile neden hatırlanmak ister ki? Hatırlanmak, ölmemekle eş değer midir? Nasıl mümkündür ölmemek?"
Herkese yeniden merhaba, sizlere yine keyifli ve güzel bir kitapla geldim. Sera kariyerinde zirvede olan, çevresi ve ailesi tarafından sevilen bir kadın. Ama boğazındaki yumru her zaman onu rahatsız ediyor. Fiziksel olarak orada olmasa da Sera onun varlığını bir şekilde hissediyor. Bu yaşamını da işini de olumsuz etkiliyor. Can dostu Deniz bir gün tüm ayarlamaları yaptı ve birlikte Kapadokya'ya gittiler. Sera memleketine gideceği için sevinçliydi. Ama oraya gitmelerinin nedeni sadece aile ziyareti değildi. Gizlenen tüm sırlar ortaya çıkacaktı. Çünkü geçmişte yaşanan olaylar bugün Sera'yı etkiliyordu.
Sera'nın hissettiğini düğüm Sera'ya ait değildi. Geçmişte yaşanılan olaylar, susturulan insanların ve bedenlerin sesiydi. Eğer Sera bu düğümün üstüne gider ve sıraları çözebilirse geleceği de kurtulacaktı. Çünkü seçilmiş kişi Sera idi.
Bu kitapta dönüşüm, değişim, uyanma var. Bu kitapta okuduklarınızdan sadece gözünüz ve kalbiniz değil ruhunuz da nasibini alıyor. Ben bu tarz konuları araştırıyordum ama sonra kimseye güvenemediğim için bırakmıştım. Ama Sera nedense içimdeki ses oldu diyebilirim.
Aslında söylenecek çok şey var. Sırlar açığa çıktıkça herkes bir aydınlanma yaşıyor. Çünkü İstanbul'da başlayan yolculuk Kapadokya'ya oradan da Mısır'a uzanıyor. Yani demem o ki okuyun ve okutturun. Sizler de payınıza düşeni alın...