Gönderi

Puan vermedi·132 syf.··
2025 34. kitabı
Hikâye, beş yaşındaki Christine’in etrafında şekillenir. Annesi evi terk etmiş, çok sevdiği kedisi de ölmüştür. Babasıyla birlikte yaşayan küçük kız, bu kayıpların ardından derin bir yalnızlığa sürüklenir. Fakat bu yalnızlık, bir gün çekmecesinden çıkan Panter ile bozulur. Başta temkinli davranan Christine, Panter’in zarif, kibar ve masalcı tavrıyla kısa sürede büyülenir. Panter, kendisini “Pantezya Ülkesi”nden geldiğini söyleyen, her zaman Christine’in duymak istediklerini dile getiren bir figürdür. Onunla oyunlar oynar, sohbet eder, yakın dostu olur. Ancak bu dostluğun iç yüzü zamanla değişmeye başlar. Panter, Christine’in korkularıyla oynamaya, yalnızlığını kullanmaya başlar. Artık iyiyle kötüyü ayıramaz hale gelen küçük kıza, “bana güven, sen bana aitsin” diyerek sınırlarını aşar ve daha tehlikeli bir yakınlık kurar. Christine’in oyuncağı Bonzo, bu durumu fark edip onu korumaya çalışsa da olaylar istediği gibi gelişmez. Brecht Evens’in sulu boya tekniğiyle çizdiği, renk geçişleriyle dolu bu görsel dünya; Christine’in duygu durumuna göre şekillenir. Başlangıçta masalsı ve canlı olan renkler, Panter’in değişimiyle birlikte giderek karanlık ve tehditkâr bir hâl alır. “Panter”, çocukların ne kadar kolay manipüle edilebileceğini ve güven duydukları kişilerin aslında ne kadar tehlikeli olabileceğini anlatan psikolojik bir alegoridir. Evens pedofili temasını sembolik biçimde işler; amacı bunu anlatmak ya da teşvik etmek değil, çocukların yalnızlık, güven arayışı ve duygusal boşluklar içinde nasıl istismar edilebileceğini göstermektir. Christine’in hayal gücünü yansıtan renkli çizimler, masumiyetin karanlığa dönüşümünü gözler önüne serer. Son sayfalarda ise o masalsı dünyanın yerini sessiz, tedirgin bir kabus alır.
1000Kitap
PanterBrecht Evens · Baobab Yayınları · 202536 okunma
·
65 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.