Yazarın altı çizilecek, başucuna not edilecek cümlelerle dolu kitabında önce güçlü bir kadın karşılıyor bizi. Yanlışı hiçbir zaman kabul etmemiş, sevdiği adam ölünce yalnız kalsa bile asla kötülüğe boyun eğmemiş bir kadın. Bu kadın hem oğluna hem de okura, "oku" çağrısının gerçek anlamını veriyor. Daha sonra öğretmen kelimesinin anlamını yücelten kişilerle karşılaşıyoruz. Ve yazar almak İsteyene, öğretmen kimdir sorusunun cevabını çok güzel bir şekilde aktarıyor satır aralarında.
Sayfalar ilerledikçe Ali Rıza'nın hayatı, zamanın değiştiremediği düzenle çarpışarak, okura, sevgiyi, adaleti, kula kulluk etmeyi, düşünmeyi, eğitimi ve daha birçok kavramı sorgulatıyor. Yazarın kalemi akıcı fakat durup düşünme ihtiyacı da doğuruyor. Ne olursa olsun kalemiyle mücadelesine devam eden, her şeye rağmen düşünmekten ve düşündüğünü aktarmaktan geri durmayan bir adamın öyküsü hüznüyle beraber güzel bir okuma sunuyor.