Sevgili günlüğüm. Bugün cümlelerden bir dünyadaydım. Dünyanın adı: Geçmişin Mührü
•yorumum
Merhabalarr ben geldimm Geçmişin Mührü’nden bahsedeceğim
Uzun uzun okumak istediğim kitaplar oluyor bazen ama onlar “Kısacık bir hikayeydi ama o kadar güzeldi ki…” tarzında bir etki bırakıyorlar bende. Bu cicim de tam olarak o etkiyi bıraktı bende Yormayan, tam RS kurtarıcısı bir kitap olmuş. Ben onları okumaya doyamadım o ayrı mesele.
Şehrazad ve Aslan, can yakan bir geçmişin kurbanı. Aslan, babasını kurban verdiği törelerle savaşan bir polis; Şehrazad ise aynı törelere babasını kurban verdikten sonra memleketi terkeden fakat yıllar sonra Göbeklitepe’nin büyüsünde kaybolmaya gelen bir arkeolog. İkisi de Urfa’nın saygın ailelerine mensup ve bu iki aile uzun yıllardır birbirlerine düşman. Sebebi ise kan davası.
Kitap genel olarak aşırı akıcıydı. Hiç yorulmadım okurken. Sadece kurgu değil, yazın dili de çok akıcıydı bence. O yüzden dediğim gibi kesinlikle çok iyi RS kurtarıcısı olur. Ama kesinlikle daha uzun okumak isterdim ve uzatılmaya o kadar müsaitti ki Her şey inanılmaz hızlı oldu. Ben onları okumayı çok sevmiştim bu yüzden kitap hakkındaki tek olumsuz düşüncem bitmesi fkwşxnwisk Şehrazad ve Aslan’ı biraz daha okusaydık. İlişkileri biraz daha detaylı işlenseydi. Aynı şekilde yan karakterlerin ilişkileri de acayip hızlıydı, hatta yetişememiş bile olabilirim. En çok da Defne’yle Mahir’e şaşırmıştım.
Kitabın yarısından sonra olaylar bir çıldırdı, öyle ki ne olacağını tahmin bile edemedim. Sonuçlarıyla ise beni şok etti. Çok fena ters köşeler de yiyebilirsiniz bu kitapta
Velhasılll ben genel olarak çok beğendim ama bilmemkaçyüzüncü kez söylediğim gibi keşke bir tıkçık daha uzun olsaydı Neyse, içeriden bilgiyi aldım. Bir şeyler yoldaymış. O yüzden daha fazla sızlanmayıp gidiyorum