Yer yer 1984'ü hatırlatan ama distopya türünde yazılan çoğu eserin aksine otoriter rejim, teknoloji gibi konularla ilgili olmayan (tamam biraz var o da olmalı) muhteşem bir eser.
Metni üç katmanlı olarak değerlendirmek doğru olabilir,
1- bürokrasi/otorite/dilin kullanımı/ahlâkî çöküş
2- marcos 'un hikayesi
3- yine ahlâkî çöküşe bağlı olarak etik tartışması
Yazar bu katmanlara eşit yer ayırmış diyebiliriz, aslında kitabın tamamında " o " yani Marcos 'u takip ediyoruz ama onun gözüyle dünya tasarımını da görüyoruz.
Açıkça söylemek gerekirse 1984 yazıldıktan sonra bu türde bu kadar güçlü bir yazı olacağını düşünmüyordum, hele ki bunun Latin Amerika'dan çıkması ilginç oldu, belki de daha fazla okunmayı hak eden bir eser.