Agatha Raisin, Londra’daki başarılı iş hayatını geride bırakıp Cotswolds’un sakin bir köyüne yerleşmeye karar veriyor. Fakat onun hırslı, aksi ve kusurlarıyla dolu kişiliği bu sakin köye hiç uymuyor. Daha ilk günden köyün düzenini karıştırmaya başlıyor. Bir yemek yarışmasına hazır kiş götürüp kazanmayı planlarken işler tersine dönüyor: jüri üyelerinden biri ölü bulunuyor ve tüm gözler Agatha’ya çevriliyor.
Agatha karakteri bana çok gerçekçi geldi. Kusurlu, inatçı, hatta zaman zaman sinir bozucu ama aynı zamanda savunmasız. Bu yönleri onu daha insana yakın kılıyor. Köy atmosferi bence biraz durağan ve fazla ilgimi çekmedi ama karakterlerin çatışmaları eğlenceliydi. Polisiye kısmı çok derin değildi, fakat serinin ilk kitabı olduğu için bunu normal karşıladım.
Kitap oldukça akıcıydı. Son birkaç aydır bir türlü kitaplara yoğunlaşamıyordum, bu roman beni o reading slump’tan çıkardı. Bu yüzden olumsuz bir şey söylemek istemiyorum. Hafif, keyifli ve kolay okunan bir başlangıç kitabı. Taşra-polisiye türüne giriş yapmak isteyenler için gayet güzel bir tercih olabilir.