"amma korkutucu adammış," dedi Ash.
elimi onunkinin üzerine koydum. "onu elinde bıçakla görmek..." Ash neni bir öpücükle susturdu ve endişenin yavaşça üzerimden kalktığını hissettim.
geri çekildiğinde yüzünde düşünceli bir bakış vardı. "minik çiçek."
"thorn bana hep öyle sesleniyor. bundan nefret ediyorum."
"çok tuhaf. kül ve minik çiçek. şu ana kadar hiç düşünmemiştim." kafam karışmış bir halde başımı salladım. "sanırım sana tekerlemenin son kısmını hiç söylemedim," dedi.
"hayır söylemedin." sürekli damlayan suyun temposunu birazcık ıskalayarak konuşmaya başladı.
"devedikenini say, bir, iki, üç
yakında bütün impler özgür kalacak.
devedikenini say, dört, beş altı
çıkar silahlarını, taşlarını, sopalarını.
dişbudaklar yeşilden kırmızıya döndü,
bahar geçti, yaz öldü.
dakikaları say, saatleri değil
çünkü umut minik bir çiçekle başlayacak."
Sayfa 273