·224 syf.····Okunma: 10 Ekim 2025 22:52 İlk incelememin burada hiç okuma kaydı ve incelemesi olmayan bir kitaba olacağı açıkçası bana da sürpriz oldu. Pek inceleme yazan biri değilim ancak benim gibi "the ultimate experience" dedikleri şeyi yaşayanların ve bu seriye hoşnut bir şekilde veda edenlerin daha fazla olması için Fearless ve Fearful kitaplarında tandem reading yapılması gerektiği kanaatimi belirtmek istedim. Bu şekilde sanıyorum Fearless ve Fearful'a karşı hayal kırıklığı olanların belki azalacağını düşünüyorum. Zira iki kitabı sırayla okusam ben de iki kitap için yapılan negatif yorumlara katılabilirdim. Fearful için yabancı booktokta çok fazla negatif video görünce ve yazar da tandem reading guide paylaşınca tandem reading yapmakta karar kıldım. Eğer daha çok kronolojiye önem veren, baş karakterlerle bağı çok güçlü olunca yan karakterler çok da ilgisini çekmeyen, boşlukların okurken tamamlanmasını isteyen ve şok edici bazı detaylar ortaya çıktıktan sonra geriye dönüp kaçırdığı noktaları bulamayan unutkan bir okur tipiyseniz, benim gibi :), bu serinin sevilesi bir seri olarak kalması ve keyifli bir okuma deneyimi için bence tandem reading yapılabilir. Umarım demek istediğimi anlatabilmişimdir. Bu noktada tandem readingin ne olduğunu bilmeyenler için açıklamam gerekiyor sanırım; aynı zaman diliminde geçen iki kitabın eş zamanlı olarak okunması, birkaç bölüm bir kitaptan okuduktan sonra birkaç bölüm de serideki diğer kitaptan okuyorsunuz. Bu iki kitap için rehberi yani "tandem reading guide"ı internette bulabileceğiniz gibi yazarın instagrm sayfasında 3/9/2025 tarihli gönderisine de bakabilirsiniz.
Ben Powerless ile Powerful'u aynı anda okumadığım için açıkçası pişmanım ama Powerful'da yazarın gelişimini görmek de güzel bir deneyimdi. İlk iki kitabı Türkçe okudum belki çevirmen başarısı da olabilir bilemiyorum. Yayınevi Fearless ve Fearful'u ayrı zamanlarda çıkartacağı için daha yeni Fearless'ın çıkmak üzere olduğu şu dönemde tandem reading, orijinal dilde okuyamayanlar için zor olabilir ama uzak gelecekte tüm serinin çevrildiği zamanda bu yorumumla karşılaşan benimle aynı okur tipinde olanlara Powerless-Powerful (ki burda sonu bildiğiniz için okumak daha zor oluyor bence) ve Fearless-Fearful için tandem reading öneriyorum naçizane. Ancak Kitt, Lenny ve Blair pek umrunuzda değilse Fearful’u okumasam da olur diyorsanız kesinlikle bu şekil yapmayıp sadece Fearlessı okuyun derim. Spoiler yememiş olursunuz.
Şimdi gelelim serinin 2. novellası # 3.5 olarak geçen kitabımız Fearful'a. Fearful'da Mara (Death/Ölüm) ve Kitt ile Mara'nın gözleminden Blair ve Lenny'i okuyoruz. Yani burada bölümler Mara ve Kitt olarak ilerliyor. Mara bölümleri ilahi bakış açısı iken Kitt'in bölümleri birinci ağızdan. Bazı yabancı okurlar bu iki farklı bakış açısını zorlayıcı bulmuş ama beni pek etkilemedi açıkçası. Kitt'in ben serinin başrollerinden biri olarak gördüğüm için onun bölümlerinin serinin öncekileri gibi kendi ağzından olmasını sevdim.
Eşzamanlı okumaya geri dönersek, buna karşı olanlar daha başta ilk bölümde Fearless sonu için spoilerlar olduğunu söyleyebilirler, haklılar. Ama benim gibi bir şeyleri sezdiyseniz yada ucundan az spoiler yediyseniz çok sorun olmuyor. Aynı şoku Fearless'ın son bölümlerinde hızlı yaşamak yerine ben başlarda yaşamayı tercih ettim sadece. Duygusallığı da daha az yaşadım. Fearless'da gördüğüm kadarıyla bazı insanlar son 100 sayfasında her şeyin olup bitmesine içerlemişler benim böyle bir sorunum olmadı. Fearless'ı okurken bazı şeyleri de daha iyi anladım.
Bazı yabancı okurların Fearful için söyledikleri olumsuz şeylerden biri de Blair'i çok önemsemedikleri için onun bölümlerine pek kendini veremedikleriydi hatta atlayarak okuduklarıydı. Yine bu konuda da bir sıkıntı olmadı benim için hatta Mara'nın gözlemiyle Blair ve Lenny'i okurken eğlendim, Blair'i anlayıp her ne kadar kızsam da sevdim.
Bazıları da "Ölüm"ün vücut bulması olayını beğenmemişler. Beni nedense rahatsız etmedi. Muzipliği de hoşuma gitti bazı yerlerde yazarın yorumları cringe olsa da. Kerri Maniscalco'nun çok sevdiğim Kingdom of The Wicked serisini okuyanlar bilirler orada 7 ölümcül günah yakışıklı erkekler olarak vücut buluyordu ve hepsinin cehennemde kendi haneleri vardı yani. Bana bundan çok da farklı gelmedi ve yazarın bu seriyle aynı evrende geçeceğini söylediği gelecek serisinde Life, Death, Fate vs bunlarla yine karşılacağız gibi geliyor bana nedense. Son bölümlerde onun yolunu yapıyor gibiydi.
Şimdi gelelim kitap için negatif yorumlarıma. Burdan sonrası spoiler barındırır, uyarımı bırakayım.
*SPOILER*
Öncelikle iki kitabı okurken bu kitabın çoğu kusurları arada kaynadı çünkü genellikle bir iki bölüm araya girdi ama sonlara doğru Mara'nın tribi aklımda en kalıcısı oldu. Hiç anlam veremedim. Bu baştan beri anlatılan profile çok ters düştü, Kitt'in aklının veba tarafından yenildiğini hasta olduğunu biliyorken hemde. İlişkileri de yavaş sevimli bir şekilde ilerliyordu birden tepetaklak oldu. Tüm kitap boyunca sakin ağırbaşlı olgun tavır sergileyen Ölüm yani Mara, bir anda elini tutup benimle olmak için ruhunu feda ettin Mors'a beraber hükmedeceğiz diyip Kitt senle ben olamayız diyince de bir anda aşırı tepki göstermesi soğuk tavırlar sergilemesi çok anlamsızcaydı. Ayrıca yukarıda da dediğim gibi yazarın Mara ile ilgili bazı parantez içi yorumları yer yer cringe ve acemiceydi. Her ne kadar kitapta ilk kraliçe Mareena olduğu açıkça belirtilmese de dolaylı olarak anlatmıştı yazar bence (Mareena-Mara şüpheli) Bu yazarın diğer seriler için boşluk bıraktığını belirttiği şeylerden biri olabilir belki yada ben yanlış anladım. Ama Paedyn, tacı ile taht odasına girince daha farklı bir tepki bekledim açıkçası.
Blair ve Lenny açısından da onları daha fazla görmek, Blair'in karakter gelişimini, ikilinin Tando'daki mutlu zamanlarını daha çok okumak isterdim. Blair'in "redemption arc"ı çok yüzeyseldi. Bu yazar neden tatlı erkeklere bu kadar soğuk nevala kadın karakterler yazıyor onu da anlamış değilim en azından sonunda biraz sevgidolu yap. Umarım gelecek serilerinde bu stilini değiştirir.
Kitt'e haksızlık yapıldığı daha güzel mutlu sevgidolu bir sonu hakettiği de bence herkesin ortak düşücesidir diye tahmin ediyorum. Kardeşine bu kadar düşkünlüğü bir yere kadar anlaşılırken bir yerden sonrası anlamsızdı burada yazar Vebaya suç atarak aradan çıkmaya çalışmış gibi geldi. Ölüm zamanı da bir anda oldu bitti. Dediğim gibi yazarın diğer serilerine girizgah için, Ölüm'ün sahneye çıkarılması için feda edildi sanki :/
İki kitabı okumamın bir ay sürdüğüne bakmayın bu tamamen benden kaynaklı normalde de yavaş okurum ama Kai'ye de veda etmek biraz zor geldi yalan yok seriyi pek bitiresim gelmedi her ne kadar Kitt'e hem kızıp hem üzülsem de. Yazarın acemilik eseri olduğu için, ki yazar da bunun farkında, çok da büyük beklentiyle okumamıştım seriyi ama okuduğum için de pişman değilim. Hiç değilse romantasynin bir kadın tarafından yazılmış en tatlı en muzip en şairane gamzeli erkek karakterlerinden biri olan Kai Azer'i okumuş olduk <3 (Kai'nin kızı Kit'e yazdığı mektupları içeren bonus bölümleri bulup okumayı da ihmal etmeyin :'( )
Buraya kadar incelememi okuyan biri varsa gerçekten tebrik ve teşekürlerimi sunuyorum, bu kadar uzun yazmayı ben de beklemiyordum nasıl bu kadar uzun inceleme yazıyorlar ben iki satır anca yazarım derdim. İnsanın kafasında çok şey olunca yazıyormuş :) Umarım faydalı bir inceleme olmuştur. İyi okumalar diliyorum herkese.