Mahmut Yesari ile tanışma kitabım olan Çulluk Türk edebiyatında ilk işçi romanı olarak kabul edilir. Yesari, bu kitabı yazabilmek için bir hafta tütün fabrikasında çalışmış, tütün işçilerinin sağlıksız çalışma ortamlarına ve kötü yaşam koşullarına tanık olmuştur.
Roman, köyden İstanbul’a gelip tütün fabrikasında çalışmaya başlayan Murat’ın yaşadıklarını anlatır. İşçi sınıfının sorunları, Murat’ın kararsız aşk hikayeleri, İstanbul’un sosyal yaşamı gibi renkli konulara değinir. Aynı zamanda Murat’ın bir de İstanbul’dan önce ki bir hayatı vardır. Oradaki hayatı, aşkı, kavuşamamasının önündeki engeller, tütün kaçakçıları, köy-kent farklılığı gibi çatışmalar işlenmiştir.
Roman temel olarak köyden kente göç eden insanların yaşadığı kimlik karmaşasını ve kimlik karmaşasını, Anadolu insanını içtenlikle ve sade bir dille işlemiş. Sade ama derin bir anlatım.
Roman boyunca okurlara çok güçlü bir aşka şahit oluyoruz. Esma’nın kişiliği, Murat’ın aşkı öyle güzel işleniyor ki adeta kapılıyoruz bu büyüye. Fakat Esma’nın ani ölümü hikayenin akışını sarstığının düşünüyorum. Yazar belki de iz bırakmak için böyle zirvede bir duygusal bir kayıp yaşatmıştır. Roman böylece unutulmaz bir son olmasını sağlamıştır. Farklı bir son beklerdim.
Kitap böyle bitmeseydi de, “Esma keşke yaşasaydı, hikaye başka türlü olsaydı” isterdim.
Keyifli okumalar dilerim. :)