Puan vermedi·160 syf.····Okunma: 11 Ekim 2025 11:26 “Beni Bekleyen Bir Dağ Biliyorum” – SHOLEH REZAZADEH bu büyüleyici romanı, göçün izlerini ve kimlik arayışını, insan ile doğa arasındaki ince bağı şiirsel bir derinlikle harmanlıyor. Aras Nehri’nin kıyısında, Saray, Aydın, Duman ve İpek adlı dört karakterin yolları kesişirken, her biri kaybolmuş yaşamların izini arıyor ve içsel bir yolculuğa çıkıyor.
Aras Nehri, Saray’a olan aşkını öyle içten ve şiirsel ifadelerle dile getiriyor ki, dudakları ovalara, yüzü ise yağmur yağacak dağlara benzetiliyor. Bu aşk, karakterlerin iç dünyasında derin izler bırakırken, aynı zamanda okuyucuya da duygusal bir yolculuk yaptırıyor
Kitap, göçün izlerini, yerini bulma arzusunu ve hatırlamanın tuhaf inceliğini ustaca işliyor. Aras Nehri’nin Saray’a duyduğu bu özel sevgi, kitabın ruhunu daha da iyi anlatıyor
Gözlerin nehir kadar berrak, sesin ise sessiz bir melodi gibi, bu roman, insanın kendine, diğerlerine ve dünyaya tutunma çabasını en ince detaylarıyla gözler önüne seriyor.
Kitap, sadece bir hikâye anlatmıyor; bana, insanın doğayla ve etrafındaki küçük detaylarla nasıl bağlantı kurabileceğini gösteriyor. Bazı bölümler(Alma karakterinin kendi hikâyesini anlattığı bölümler), kendi yaşamımdaki yoğunluk ve yorgunlukla, tükenmişlikle, günlerin hep aynı geçmesi haliyle birebir örtüşüyordu; özellikle şehirde sıkışmış hissettiğim anları hatırladım ve bu sayede okurken kendi içimde de bir yolculuk yapmış oldum.
Alıntılar
Yalnız kalmak bazen bir bahçe gibidir.
Sayfa 49
Gözleri, suyumu içen geyiklerin gözlerine benzeyen o kadın.
Sayfa 7
Sevdiğimiz tüm insanlar, tüm bu ayrılıklar ve tekrar kavuşmalar, bu özlemler; bütün bunlar kendimizi daha iyi mi, yoksa daha kötü mü hissetmemiz için var? Biri bizi severse, biz birini seversek hayat daha mı kolaylaşıyor, yoksa daha mı zor ve daha mı karmaşık?
Sayfa 109
Her son kez, düşündüğümüzden daha kısa sürede geliyor. Son gülümseme, son kucaklaşma, son manzara, son iyi his. Ne zaman son kez olacağını asla bilemiyorsun. Nedeni her zaman ölüm veya ayrılık değildir, bazen sadece acımasız parmaklarıyla her şey ezen zamanın zalim elidir.
Ve daha bir çok güzel alıntı