Kalbim susmayı öğrendi ama içimdeki yangın susmuyor; geceler, adı fısıldandıkça uzuyor. Bir gül mevsimi kadar kısa bir mutlulukta kaldık seninle; sonrası, akıp giden suların bulanık hatırası. Bazen kaderi suçluyorum, bazen kendimi; ama en çok, dokunmadan da insanın canını acıtan uzaklığı. Gözlerim söylemediği her sözün hesabını yaşlarla veriyor; ben ise her sabah, “belki bugün şifa iner” umuduyla uyanıyorum. Bil ki, vazgeçmek değil derdim; sadece yüreğimi, hiç açılmayan bir kapının önünde üşütmekten korkuyorum. Yine de kalbim, tüm sitemlerine rağmen bir tek şeyden emin: Sevmek, insanı yorar ama eksiltmez; ben de bu yorgunlukta bile senden eksilmiyorum.