Bir gece uykunuzun arasında bir sesin size 'kalk son gününe veda et' diye fısıldadığını duyarsanız ilk yapacağınız şey ne olurdu? Bugüne kadar yaşadığınız her şey gözlerinizin önünden bir film şeridi gibi geçer, sevdiklerinizi düşünür, ya da nasıl öleceğinizi düşünürsünüz herhalde. Ya da geride bıraktıklarımızı. Felsefe doktoru Musa Askeri de işte ansızın gelen bu sesle birlikte tüm hayatını gözden geçirecek, bu hayata geliş amacını sorgulayacak ve kendi istediği bu hayatı mı yaşadığını yoksa hayatındaki insanlara göre yaşamına şekil verdiğini mi sorgulayacak. Kitabın içeriği bence çok güçlüydü, batı felsefesi, Doğu felsefesi, din felsefesi gibi bir çok konuya göz kırpmasının yanı sıra, hem Tanrı'yı sorgulayan hem de ona yaklaşan bir bakış açısıyla yaşadıklarını irdeleyecek.
Mİhail Nuayme, Lübnanlı bir yazar, Filistin'de bir öğretmen okulunda eğitim görmüş, Halil Cibran ile yakın temaslarda bulunmuş, bir çok türde de eser vermiş ki bu eserlerin bir kısmı Kaknüs Yayınları tarafından dilimize kazandırılmış. Kitapçıda gezerken önce ismi ile sonra arka kapak yazısı ile beni kendi çeken bu bu kısa roman benim açımdan verimli bir okuma oldu. Tam olarak bir roman demek de doğru değil, Musa Askeri'nin bu 1 gününü anlatan felsefik, metafizik anlatıyı çok sevdim.
..