·464 syf.····Okunma: 12 Ekim 2025 19:39 Emre Gül'den -tamamladığım- ilk kitabımdı. Oyuncak Müzesi kitabını yarım bırakmıştım çünkü. Ama fazlasıyla beğenildiği için bu kitabına bir şans vermek istedim. Ve daha ilk sayfalarından sevmeyeceğimi anlamama rağmen önyargılı olmamak adına devam ettim.
Kitabın konusunu artık bilmeyen kalmamıştır diye düşünüyorum. Armin sevgilisi tarafından dolandırıldıktan sonra Saruhan ile karşılaşır ve onların hırsızlık çetesine katılarak parasını geri almaya çalışır.
Armin her ne kadar kitap boyunca Saruhan'ı havalı bulsa da ben kendisini hiç sevmedim. Sürekli kaba saba, asarım keserim, hep benim dediğim olur, herkes benim emirlerime itaat etmek zorundadır tavırları beni çileden çıkardı. Armin'i de yine aynı şekilde aşağılaması, emirlerini uygulamaya zorlaması oldukça sinir bozucuydu. Saruhan'ın bu tavırlarının karşısında Armin'den net bir karşı koyuş, ve kendini ezdirmemesini beklerdim. Ama kendisi çoktan gözlerinden kalpler fışkırtmakla meşguldu.
Ayrıca sevgilisi tarafından dolandırılmasının üstünen çok az bir süre geçmesine rağmen karşısına çıkıp "senin paranı alacağım" diyen ilk kişiye güvenmesi de ayrı bir saçmalıktı. Hiç mi ders olmadı sana yaşadıkların polise gitmek varken tanımadığın birinden medet ummak neyin nesi.
Tüm bunların dışında Eymen ve İpek karakterini çok sevdim. Beklediğimin aksine gayet eğlenceli ve cana yakın çıktılar. (Özellikle Eymen fkrkr keşke gerçek olsan sen ya )
Son olarak Oyuncak Müzesi'nin ardından daha da emin oldum ki yazarın kalemi bana uymuyor. Eğer Peşimden Gelirsen serisinin üçüncü kitabı çıksa bile okuyacağımı sanmıyorum.
Maço tavırları ile çekici ve havalı olduğunu sanıp kadınları küçük düşürüp aşağılayan erkekleri -kurgu dahi olsa- hiçbir zaman normal karşılamadım karşılayabileceğimi de sanmıyorum.