Dün canım Hawa Saye M.G.L ile konuşuyorduk ve konu tabii ki yine Tarikat'a geldi (başka bir şey konuşmamıza fırsat vermiyorum).
Bana dedi ki "Tarikat bence Criss'in hikâyesi."
Neden böyle düşündüğünü sordum.
"Çünkü Criss kendi ayakları üzerinde durmaya çalışıyor. Ne kadar kötü hâlde olduğunu umursamadan yurttakilere yardım ediyor. Ve sonu işte malum..." dedi.
Dünden beri bunu düşünüyorum.
Ama Criss'i değil. Arkadaşımın, hikâyesi anlatılan bir karakteri nasıl tanıttığını, yani onu aslında nasıl gördüğünü.
Tarikat: Çağrı'nın öne çıkan bir baş karakteri yok.
Bu yüzden Tarikat'ı gerçekten okuyanlar bence kendilerini en iyi yansıtan karaktere çekiliyorlar.
Hawa Saye M.G.L mesela ilk kitaptaki Crystal'dan nefret ediyor. TARİKAT: Kök'ün anlatıcı sesi Crystal. İlk taslağı arkadaşıma gönderdiğimde, okuduktan sonra en azından Crystal'ı anlayacağını söyledim.
Bitirdikten sonra "Anlıyorum ama yine de nefret ediyorum." dedi. Crystal'ın tüm duygu ve düşüncelerini, mecburiyetlerini, eylemlerinin arkasındaki sebepleri görmesine rağmen bu hissi değişmedi. Ama bugün bile Criss'ten aynı heyecanla bahsediyor.
Ya iyi bir yazarım ya da arkadaş seçimimde zirve yaptım.
İki türlü de ben kazanıyorum ✨