Seni sevenleri kendinden uzaklaştırman, hileye baş vurarak onları aldatman sana yakışmaz..
Ey mana padişahı! Ey büyük adam! Sırrı ortaya koy.
Ey ay yüzlü! Yüzünü bulutla örtme. Biz seni gerçekten seven kişileriz. Senin bu halinden gönüllerimiz yaralıdır. Biz bu iki dünyada da sana gönül bağlamışız - dediler.
Zünnun kötü sözler söylemeye, sövüp saymaya başladı. Deliler gibi saçma sapan lakırdılar etti.
Birden sıçradı kalktı. Onlara taş yağdırmaya, sopa fırlatmaya başladı. Ziyaretçiler yaralanma korkusundan kaçıştılar.
Onlar kaçışırken Zünnun kahkaha ile güldü. Başını salladı da: "Hey gidi hey! Şu dostların dostluklarına bak." dedi.
"Dostlara bak dostlara. Nerede dostluk belirtisi ? Dostlara zahmet, ıstırap can gibi tatlı gelir. Bir dosta dostun cefası nasıl ağır gelir ? Cefa ve ıstırap iç gibidir. Dostluk onun kabuğuna benzer. Dostluğun belirtisi belalardan, afetlerden, mihnetlerden hoşlanmak değil midir? Dost altın gibidir. Bela ise ateşe benzer. Halis altın ateş içinde saf bir hale gelir."
Mevlana/Mesnevi
#islam