@Pppapatya, Bu sonucun elde edilmesinde en önemli pay, Rojin’in babasının kararlı mücadelesine aittir. Üstelik bu mücadele, devletin yargı, adli tıp ve güvenlik birimlerinin tüm engellerine rağmen verilmiştir. Böyle bir azim ve dirayet, her türlü saygıyı hak ediyor.
Bu olay bölgesel bir mesele değildir. Bu acıya ses veren hiç kimse popülizm peşinde değildir. Aksine, vicdan sahibi her insanın ortak derdi, ortak ıstırabıdır bu.
Lütfen kimse konuyu saptıracak, gereksiz ve temelsiz söylemlerde bulunmasın.
📌 Adli tıp raporunda, iki farklı erkeğe ait DNA örneklerinin Rojin’in bedeninin hangi bölgelerinden alındığı açıkça belirtilmemiştir. Sadece “DNA tespit edilmiştir” ifadesiyle geçiştirilmiştir.
📌 Daha sonra anlaşıldığı üzere DNA göğüs ve vajinal bölgeden alınmıştır. Bu da Rojin’in cinsel saldırıya uğradığını göstermektedir.
📌 Üniversite rektörü, hangi yetki ve sıfatla otopsi sürecine dahil olmuştur? Bu konuda herhangi bir soruşturma yürütülmüş müdür?
📌 Böylesine kritik bilginin rapora işlenmemesi, adli tıp kurumunun ve bu rapora dayanarak “intihar” kararı veren yargının görevini yerine getirmediğini göstermektedir.
📌 “İntihar ettiği kesindi” denirken, bu eksikliklere rağmen hangi gerekçeyle bu sonuca varılmıştır?
📌 Eğer ilk aşamada doğru inceleme ve raporlama yapılmış olsaydı, bu DNA örnekleri çok daha erken karşılaştırılabilir ve gerçek failler tespit edilebilirdi.
📌 Dosyaya gizlilik ve kısıtlama kararı getirilmiş, aileye bilgi verilmemiş, en önemli deliller görmezden gelinmiştir. Tüm bunlar, masum bir hata olarak değerlendirilemez.