·448 syf.····Okunma: 18 Ekim 2025 23:58 Hikaye, aralarında ilk başta kıvılcım değil adeta kıvılcım fırtınası olan Ari ve Josh’un yıllar süren tanışıklığı etrafında dönüyor. İkili ilk karşılaştığında birbirlerinden hiç hoşlanmadılar. Ari, Josh’u fazla ciddi ve öngörülebilir bulurken Josh da Ari’yi dağınık ve umursamaz biri olarak gördü. Ancak hayat, onları sürekli bir araya getirdi. Yani her seferinde birbirlerine küçük kıvılcımlar gönderdiler. New York’un koşuşturması içinde, aynı arkadaş çevresinde, hatta bazen aynı kafede denk geldiler. Aralarındaki çekim, inatla bastırdıkları duygular ve zamanla değişen hayat koşulları onların hikayesini hem gerçekçi hem de yavaş yanan bir aşk haline getirdi diye düşünüyorum. Kitabın bana göre en güçlü güçlü yönü, klişe sayılabilecek bir düşmandan-aşığa dönüşüm hikayesini gerçek hayata çok yakın bir şekilde işlemesiydi. Ari ve Josh’un ilişkisi aniden alevlenmiyordu. Yıllar süren kırılmalar, olgunlaşmalar, yanlış zamanlamalar üzerinden adım adım gelişiyordu.
Diyaloglar esprili, zekice ve doğaldı ve bence karakterlerin kimyası hissediliyordu. New York atmosferi, Ari’nin bohem ve özgür ruhlu dünyasıyla Josh’un düzenli, mantıklı yaşam tarzı arasındaki birleşim hikayeye güzel bir dinamizm katıyordu. Özellikle duygusal gelişim ve karakterlerin kendini bulma süreci çok samimi anlatılmıştı. Yani kitap sadece romantik değil, aynı zamanda zamanlamanın, olgunlaşmanın ve duygusal dürüstlüğün de hikayesiydi. Ancak başta o zaman geçişleri beni çok zorladı. Çünkü karakterleri kafamda oturtmam zaman aldı. Birde ortaya doğru bayağı durağan oldu. Maalesef ki yer yer tekrara da düşmüştü. Sonuç itibariyle aşkın sadece birini bulmak değil, kendine hazır hale gelmek olduğunu güzel yansıtıyordu diyebilirim.