·368 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Ekim 2025 23:34 2022 yılında "Goodreads Yılın En İyi Korku Romanı" ödülü alan kitabımızı Stephen King'in bir Twitter paylaşımında keşfetmiştim ve bu sene okumak nasip oldu. Konusunu görünce "aman ya yine klişe bir hikaye göreceğiz" demiştim fakat yukarıda yazdığım iki etkenden ötürü okumak istedim ve sonuç olarak beklentimin üstündeydi.
Mallory Quinn yirmili yaşlarının başında, uzun süredir temiz kalmış, rehabilitasyondan yeni çıkmış bir bağımlı. Eski yaşantısını ardında bırakıp yeni bir düzen isteyen Mallory, Maxwell ailesinin beş yaşındaki çocukları Teddy'e bakıcılık yapmaya başlar. Teddy ise kendi içine kapanık, çizimlerle dolu bir dünyası olan ve hayali arkadaşı Anya ile arkadaşlık yapan bir çocuk.
Her şey gayet normal ilerler, Mallory Teddy'nin çizimlerini incelerken bir anda normal olmayan bir durumla karşı karşıya kalır. Çiçekler, tavşanlar, aile üyelerini resmeden Teddy'nin çizimleri bir anda anlamsızlaşmaya başlar ve sonrasında 5 yaşındaki bir bireyin çizemeyeceği bir profesyonelllikteki eskizlere dönüşür. Çığlık atan bir kadın, tavşanın peşinden giden küçük bir çocuk, mezara doğru sürüklenen birileri derken Mallory bu çizimlerin aslında Teddy'nin hayali arkadaşı Anya'nın çizimleri olduğunu fark eder. Sonrasında ise gerilimi azalmayan bir hikaye içinde buluyoruz kendimizi.
Günümüzde bir fikre orijinal demek artık çok zor. Bir hikaye gördüğümde "bu hikaye daha önceden yazıldı" veya "Bu kitap bundan esinlenilmiş" gibi diyorum neredeyse her seferinde. O yüzden artık konudan ziyade yazarın konuyu nasıl işlediği daha ön plana çıkıyor. Uyuşturucu bağımlısı veya akıl hastası bir ana karakter, gördüğü olağanüstü durumları hem kendisine hem de karşısındaki kişilere inandırmak zorunda. Hikayede mutlaka bir medyum ve bu medyuma karşı olan rasyonel insanlar da var. Ayrıca ana karaktere inanmayıp sonrasında "sana aslında inanıyordum" diyen bir yan karakter de var. Bu klişeler hikayenin temelini oluştururken geri kalan kısmı ise yazarın anlatımına kalıyor. Bu noktada çizilen resimlerin görsel olarak kitapta bulunması ve belirli bir sırayla gösterilmesi hikayenin gerginliğini arttırmış ve atmosferin içine girebilmeyi kolaylaştırmış. Öncesinde küçük bir çocuğun çizebileceği normal resimler varken bir anda resimlere bir hayali arkadaş - normal bir insana benzemeyen- eklenmesi ve sonrasında çizimlerin korkunç bir olay anlatmaya çalıştığını hissetmek kitabın en güzel olayıydı. Devamında ise okuyucuyu bir bulmaca içine atan ve beklenmedik bir sonla güzel bir son yazılan bir kitap okuyoruz.
Saklı Resimler bu sene okuduğum en iyi korku-psikolojik gerilim hikayeleri arasında en üst sıralarda yer alan kitaplardan. Hikaye bir yana anlatım şeklinin verdiği haz çok daha farklıydı.