10/10
·1026 syf.··
Beğendi
·
2025 29. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2025 11:00
Yüzüklerin Efendisi, ister sevin ister sevmeyin, (fantastik) türünde önemli bir eser. Kurulan orta dünya, canlılar, her şeyiyle en ince ayrıntısına kadar düşünülüp uğraşılmış bir roman. Tolkein her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünüp; bunları öyle güzel, açıklayıcı ve imgelemesi kolay bir şekilde yazıya dökmüş ki; buna hayran kalmamak elde değil. Çizmiş olduğu harita ile anlatılan yerleri, izledikleri rotayı takip etmek öyle kolay ve keyifliydi ki... Kitabı okumaya karar verdiğim zaman, kime sorsam hep aynı şeyi duydum: Ağır akan bir kitap, Orta Dünya, elfler, cüceler vs. vs. bunları okumak, aklında tutmak çok zahmetli. Çok fazla isim var, akında tutmak çok zor. İsimleri akılda tutmak, özellikle benim gibi isim hafızanız kötüyse akılda tutmak biraz gerçekten zorluyor, ama kim olduğunu ya da neresi olduğu bir şekilde anlıyorsun. Ben filmleri hiç izlemeden hatta film afişlerine dahi bakmadan önce kitabı okumaya başladım ve dediğim gibi Tolkein her şeyi en ince ayrıntısına kadar yazdığından, yerleri ve kişileri hayal etmesi çok kolay. İlk kitap, Yüzük Kardeşliği; her şeye atılan ilk adım. Hobbitleri, buçuklukları, tanıyorsun. Küçük halkın aslında ne kadar yürekli, güçlü olduklarını, az biraz görüyoruz. Frodo'nun Shire'dan ayrılışı, ayrıkvadi ve Yüzük Kardeşliği'nin oluşturulması (Boromir'i Divan'da ilk gördüğüm andan itibaren sevmemiştim...) Lorien ve cüce Gimli'nin elf Legolas ile yakınlaşması ve Yüzük Kardeşliği'nin dağılışı: Benim bu kitapta okumayı en sevdiğim bölümlerdi. Özellikle Sam'in her daim Frodo'nun peşinden ayrılmaması, davet edilmemesine rağmen her yerde onu takip etmesi... İlk kitapta okumaktan en keyif aldığım yerler buralardı. Boromir'in güce karşı olan nefsine ve Yüzük'ün gücüne karşı koyamayışı, Frodo'ya saldırması ve bundan anında pişman olması... Kitap öyle bir bitiyor ki, diğer kitaplarda da aynı şekilde gerçi, insan direkt diğer kitaba devam etmek istiyor. İkinci kitap, İki Kule, Sarumanla yapılan savaş. Hobbitlerin orklardan kaçıp entleri, Ağaçsakal'ı, görmesi ve ormanın ayaklanışı. Frodo ve Sam'in peşlerinde olan Gollum'u yakalayışı ve yolculuğa dahil oluşu... Gollum'un kısımları okumak güzeldi. Yani, en azından bana çok sevimli geliyordu. İkinci kitabı okurken bir tık sıkıldım. Okumam, bitirmem biraz uzun sürdü. Ama hiçbir şekilde kötü diyemem. Üçüncü kitap, Kralın Dönüşü, her şeyin sonunda güzel bir şekilde bitmesi. Uzun bir yolculuğun sonunda eve dönüş. Bu kitap hakkında söylenecek çok şey var. Frodo'nun yükünün Hüküm Dağına yaklaştıkça artması üzücüydü, ama doğruyu söylemek gerekirse fazla mıymıntı geldi bana... Frodo'nun yolu tamamlaması tamamen Sam'in sayesinde. Onun içinde hiçbir zaman ümidin kesilmemesi, Bay Frodo'ya olan sevgisi... Yeni çağın başlangıcı ve yüksek ırkın, yüzük taşıyıcılarıyla birlikte, Orta Dünyayı terk etmesi çok üzücüydü. İkinci kitabı bitirdikten sonra direkt üçe başladığım ve üçüncü kitabı kısa sürede bitirdiğim için, bu iki kitap biraz bende birbirine karıştı. Her şeyden bahsetmek istiyorum ama zaten çok uzun bir yazı yazdım. Ama kısaca söylemek gerekirse; çok güzel bir kitaptı. Filmlerin beni hayal kırıklığına uğratacağını da biliyordum.
Yüzüklerin Efendisi (Tek Cilt)J. R. R. Tolkien · Metis Yayınları · 20166,3bin okunma
·
110 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.