Altını çize çize okutuyorsa bir roman, tekrar geriye dönülmeyi hak ediyor gibi. Kitabı bitirip de şöyle bi tekrar içini karıştırınca yeniden fark ettiğim yerler oldu, daha ne çok çizecek yer varmış. Ayşegül Genç şaşırtmıyor güzel kitaplar yazmaya devam ediyor.
Okurken bir destanın, masalın, hikayenin bir parçası gibiyken birden bilim kurgu filminden fırlamış gelecekten bir sahne düşüveriyor ortaya. Bazı yerlerde de şimdi bu metafor muydu doğru şeyi mi anladım acaba diye düşünmeye sevk ediyor. Kırkyılbitmez savaşı, varoluş treni, umut, umutsuzluk, bekleyiş, beklentisizlik, göç ,durağanlık.. şaşırtıcı ve iyi bir bağlatıdaydı hepsi. Ben sevdim, okuru bol olsun :)