·192 syf.····Okunma: 21 Ekim 2025 16:42 Gezegeni Nasıl Düzeltiriz? Bence düzeltemeyiz. Bir şeyi hoyratça bozmak oldukça kolaydır fakat itina ile geliştirip iyi hale getirmek bambaşka bir çaba gerektirir. Söylenecek çok şey var ama nereden başlayıp nasıl bağlasam bilemiyorum.
İnsanların umudunu kırmak pek hoş bir durum değil fakat gerçeklerle yüzleşmek de bir erdemdir. Tehlikenin boyutu devasa olunca alınması gereken radikal tedbirlerin de çok ciddi olması gerekiyor. Peki insanlığın mevcut yönetim ve yaşayış düzeninde bu tedbirleri uygulamanın bir imkânı var mı? Bence yok. Eğer ki herkes karınca sürüsü misali mükemmel bir koordinasyon içinde, görev aşkıyla, yüksek bilinç düzeyinde bireysel ve toplumsal olarak alışılmışın dışında ekstra performans göstermezse, gezegenimiz insan türü ve daha birçok canlı için yaşamaya elverişsiz hale gelecek. Bu yıkım meteor düşmesi misali 1 günde gerçekleşmeyecek evet ama etkilerini hissetmeye başladığımız üzere adım adım güçlenerek hayatımızın bir gerçeği haline gelmiş halde.
Her ülkenin farklı zaman ve ölçeklerde etkilenmesi ve bunun zamana yayılması insanın uzun vadeli düşünme özürlü olması sebebiyle hemen şimdi başlamamız gereken tedbirlere ket vuruyor. Yaşlanmış, varlıklı ve mevki sahibi olmuş siyasilerin, büyük şirket yöneticilerinin, ekonomi simsarlarının vs. konforlarından feragat ederek kolları sıvamasını gerektiren, tarım ve hayvancılıktan sanayi yapısına, kimyasal atık üretiminden reklamcılık ve tüketim alışkanlıklarına, küresel ekonomik yapıdan doğal çevresel yapıların korunmasına, nüfusun kademeli olarak azaltılmasından geri dönüşüme daha sayamadığım (ama kitapta tek tek belirtilen) sürüyle alanda neredeyse sil baştan reformlar yapılması gerekiyor. Ve bu kusursuz dönüşümün çok hızlı bir şekilde hayata geçirilmesi gerekiyor.
İnsanlığın gezegende yaşamasını tehdit eden büyük çapta 10 temel sorun uzun uzun riskleriyle birlikte anlatılıyor kitapta. Bunlara yönelik yapılması gereken reform önerileri ve bireysel tedbirler de dahil yer alıyor. Yapılması gerekenler kabaca belli ama sıkıntı şu ki mevcut düzen bu durumu kilitliyor ve başarılması mümkün olamıyor. Aşırı kalabalığız, koordine olamıyoruz, dezenformasyon ve saçma bilgi akımları had safhada, yöneticiler popülist, kısa vadeli çıkarına ters düşen herkes değişime gönülsüz, insanlar bilinçsiz ve tehlikenin farkında olmadan sihirli bir elin işleri bir şekilde yoluna koyacağına inanmak istiyorlar. Gezegenimizin 4.6 milyar yıllık tarihine baktığımızda kitlesel yok oluş süreçlerinin hiç de öyle affedici ve kucaklayıcı şekilde yaşanmadığı anlaşılıyor. Beslenme ve tüketim alışkanlığımızı, ekonomik yapımızı, şehirleşmeyi, geri dönüşümü vs. her şeyi titizlikle planlayıp doğru işler hale getirmemiz gerekiyor. Eldeki imkanlar kısıtlı ve her geçen gün daha da tükenmekte, buna karşılık nüfus ve gezegeni talan ediş hızımız her gün daha da artmakta. Kısacası sürdürülebilir değil. İklim felaketi, kimyasal kirlilik, çölleşme, su/gıda kıtlığı ve daha birçok tehlike her geçen gün artan şiddette büyüyor.
Geri döndürülemez kritik eşiklerden bazılarını bir alıntıda paylaşmıştım bakabilirsiniz. Bunlar olduktan sonra "aa dur bakalım ya harekete geçelim bari" dememiz bir şeyi değiştirmeyecek çünkü gezegeni kendi kendine yok edecek silsileye sokmuş olacağız. Evet Dünya bir şekilde var olmaya devam edecek ve belki canlı türlerinin %90'dan fazlası yok olup yeni bir döneme girilecek ve kendini toparlaması, stabil hale gelmesi milyonlarca yıl sürecek. Güneş sistemindeki rutin hayatını sürdürecek. Ama üzerinde biz var olamayacağız. Belki de akıllı medeniyetlerin oluşması ve varlığını sürdürmesindeki en büyük engel yani evrendeki büyük filtre budur. Kontrolsüz çoğalma ve büyümenin beraberinde getirdiği riskleri bertaraf edememek, kendi sonunu getirmek.
Yaşadığımız şey sınırları belli olan bir alanda birbiriyle savaşan iki grup ve sonuçlarına katlanmasından ibaret bir durum değil. Tüm insan soyunun geri döndürülemez şekilde kendini ve gezegendeki canlıların hemen hepsini yok edecek bir sondan bahsediliyor. Mevcut sistem bu gidişatı düzeltmek için tıkanık ve felç halde gözüküyor. İnsanların sağduyusuna bel bağlayacak bir lükse sahip değiliz aslında. Bilim insanlarının çözüme yönelik belirleyeceği ve alınması gereken tedbirler ışığında, insan denen varlığın yapısını, zaaflarını, davranış biçimini çözmüş olan uzman bir ekip tarafından istisnasız herkese uygulatılması gereken bir yol haritası oluşturulması gerekiyor. "Hadi ama lütfeeen, bu plastik şişeyi geri dönüşüm kutusuna atmalısın" diye yalvararak bir yere varılabileceğine inanmıyorum. Küresel çapta 3. Dünya Savaşı moduna girilmeli ve bu savaşın İklim krizine karşı yürütülmesi gerekiyor. Ama işte kısa vadeli hesaplar güden ve kurnazlık peşinde koşan açgözlü yöneticilerle nasıl olacak bu? Gerçekten çok düşük bir ihtimal. Bu krizi kendilerince fırsata çevirip sıkıyönetim uygulayıp kişisel menfaatlerini ve ihtiraslarını gerçekleştiren mi ararsın, buradan kendine fırsat bilip zenginlik yaratan mı, ikiyüzlülük ile farklı amaçlar güdenler mi... Yani 8 milyar insanın aynı amaç doğrultusunda eşgüdümlü ve iyi niyetle eyleme geçme olasılığı sizce nedir?
Maalesef benim gezegene dair bu konuda umudum yok. Artık Fallout veya Mad Max benzeri bir post-apokaliptik düzende az sayıda hayatta kalan insan grubu olarak sürünür müyüz veya toptan yok mu oluruz bilemiyorum ama şartların git gide kötüleştiği bu küresel keşmekeşte sonumuzu pek hayırlı görmüyorum. Okumanızı tavsiye ederim. Bireysel olarak elimizden çok bir şey gelmese de en azından gelecekte karşılaşacağımız şeyler hakkında bir bilinç oluşur ve herkes ona göre vaziyet alır.