Ödüllü kitapları okumayı bu aralar çok seviyorum ve önem veriyorum. Okuma listeme her ay mutlaka bir ödüllü kitap ekliyorum. Bahçıvan ve Ölüm hem çok popüler bir kitap olduğu için, hem de 2023 yılı Uluslararası Booker Ödülü aldığı için radarıma takıldı. Alıp okumak da farz oldu.
Gelelim kitap ile ilgili notlarıma. Kitap için büyük çoğunluk çok ağladım, içim yana yana okudum, yıkıldım gibi yorumlar yapmış. Küçük yaşta babasını kaybeden biri olarak yas sürecini çoktan geçtiğimden beni çok sarsmadı. Kitabın son sayfadaki benim için son veda niteliğindeki yazısı en çok etkilendiğim kısım oldu. Yazarın yasını ve sevdiği birinin kaybının ardından hislerini anlatışına hayran kaldım. Duygularını abartmadan, ajite etmeden, sade, sadeliğin yarattığı görkemli bir dil ile paylaşmış. Samimi bir iç dökme, veda ve sevdiğini uğurlama kitabı olmuş.
Gospodinov kitabıyla ailesinin gelecek nesillerine aile tarihini de bırakmış. Tıpkı babasının geride kalanlara bahçe için notlar bırakması gibi. Aile geçmişimiz ile ilgili hikayeleri çoğu zaman önemsemiyoruz. Çocukluk ve ergenlik dönemimde rahmetli halam Romanya’dan mübadele anlaşması ile gelişlerini, oradalar yaşadıklarını, geldikten sonra mücadelelerini anlattığında hiç dinlemezdim. Aile geçmişini anlatan kişiler yavaş yavaş diğer tarafa geçmeye başlayınca anlatılanların ne kadar kıymetli olduğunu anlamaya başlıyorsun. Etrafında hala aile geçmişlerini anlatacak birileri olanlar çok şanslı. Ben maalesef bu kıymeti bilemedim. Aklıma geldikçe üzülürüm.
Velhasıl kitabı beğendim, yasın dışında kalan kısmı yani babasını yad edişi beni çok daha fazla etkiledi. Kitabı bir de bu gözle değerlendirmenizi tavsiye ederim.
Sevgiler